Abdullah’ın Emaneti

1
125

Abdullah’ın Emaneti

İnsan Oğlu

 

Ümmu  Eymen peygamber efendimizi dedesine teslim ettikten sonra ona her şeyi bir bir anlattı.gelini Amine’nin vefatı ise Abdulmuttalib’i üzmüştü.Babasını daha hiç görmemiş olan peygamberimiz şimdi de annesini kaybetmişti.Nur yüzlü torununa uzun uzun  baktı.onun bu durumuna dedesi çok üzülmüştü.oğlu Abdullah’ın emanetini şimdi kendisi koruyacaktı.o’na anne ve babasının yokluğunu elinden geldiği kadar hissetmemeye çalışıyordu.resmen onun üzerine titriyordu.nereye gitse onu’da yanında götürüyordu. Mekke’nin saygın aileleriyle yaptığı toplantılara onu da  götürüyor,hatta bazen onun fikrini de sorardı.Bir gün Abdulmuttalib Kureyş kabilesi ile yemene gitti.Bu ziyaret sırasında Habeş meliki Seyf’in, Abdulmuttalib ile çok yakından ilgilenmesi herkes’in dikkatini çekmişti.Yalnız kaldıkları bir zaman da Abdulmuttalib’i karşısına aldı ve şunları söyledi;

-ey Abdulmuttalib ! ben sana bazı sırlar vereceğim.konunun sen ile ilgili olduğunu görüyor ve bu yüzden sana söylüyorum.ALLAH izin verinceye kadar bu söyleyeceklerimi sakın kimseye açma.Kutsal kitaplarımızdan öğrendiğimize göre dünyaya bir çocuk gelecek ve o çocuğun iki omuz küreği arasında bir işaret olacak.Ve kıyamete kadar sizin başkanınız  o olacak.işte  bu zaman,onun dünyaya gelip de ortaya çıkma zamanı.çocuğun adı Muhammed’dir. Annesi ve babası genç yaşta vefat edecek ve onu önce dedesi sonra ise amcası koruyacaktır.Bizler,aramızda,hep onun gelişini konuşup duruyoruz. onun gelişiyle,ateş perestlik düşüncesi ve putlara tapma meselesi ortadan kalkacaktır.işte sen, bu çocuğun  dedesisin ey Abdulmuttalib ! Abdulmuttalib,duyduklarına çok da şaşırmamıştı.yavaşça başını salladı ve,

-evet ey melik! benim bir oğlum vardı.onu çok seviyor ve üzerine titriyordum.onu kavmim arasında ki en güzel kız olan vehb’in kızı amine ile evlendirdim.sonra oğlum vefat etti.amine o zaman hamileydi.ve kısa bir süre sonra dünyaya erkek bir çocuk getirdi ve onun adını  Muhammed koydum.ancak yakın da onun annesi de vefat etti.o şimdi benim sorumluluğum altında. Seyf sabırsızlıkla;

-işte,benim de sana demek istediğim buydu.onu iyi koru ey Abdulmuttalib ! ömrümün yeteceğini bilseydim,bütün ordumla birlikte medineye yerleşir,ve orada onu beklerdim.çünkü,ben,kutsal kitaplarda onun getireceği dinin Medine de yerleşeceğini,onun yardımcılarının ve kabrinde orada olacağını görüyorum,dedi.

Kureyş heyeti,yemendeki işlerini bitirmiş ve Mekke ye geri dönmüşlerdi. Abdulmuttalibin zihni sürekli Seyfin anlattıklarıyla meşguldü.kutlu torununu çok farklı bir geleceğin beklediği apaçıktı. Medine’deki herkes Muhammedin insanlığa gelmiş son peygamber olduğunu biliyordu artık.ve herkes Abdulmuttalibe Muhammedi kötü din adamlarından koruması gerektiğini söylüyordu. bir gün Abdulmuttalib ebu talibi yanına çağırarak şunları söyledi;

-bu oğlumun şan ve şerefi pek yüce olacaktır.o,benim sana emanetimdir diyerek çok sevdiği torunu Muhammedi oğullarının en merhametlisi olarak gördüğü Ebu talibe emanet etti.ve çok geçmeden 82 yaşında Abdulmuttalib de vefat etti.dedesinin ahirete göç ettiğini duyan peygamberimiz onun cansız bedeninin başında gözyaşları döktü.onu çok seven koruyup kollayan dedesi artık yoktu.

1 YORUM

CEVAP VER