Gavur İsveç’in İslamilik Endeksi

1
136
İslamilik Endeksi ve Müslümanlar
Gavur İsveç'in İslamilik Endeksi

Gavur İsveç’in İslamilik Endeksi

     George Washington Üniversitesinden iki akademisyen Ülkelerin İslamilik Endeksi adlı bir çalışma yapıyorlar.

Kendilerini İslam Cumhuriyeti olarak ilan eden, İslamı devletin resmi dini olarak kabul eden, ya da nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan elli yedi tane İslam ülkesi de dahil olmak üzere 208 tane ülkeyi araştırmaya dahil ediyorlar.

Araştırmada dünya üzerindeki tüm ülkelerin, ‘’İslamilik Endeksi’’ başlığı altında Kuran-i ilkelere göre ne kadar Müslüman olduklarını araştırıyorlar.

Çalışmaya konu olan endeks ve ilkeler tamamen Kuran’dan alınıyor. Araştırmayı yapan iki kişinin de Müslüman olduklarını peşinen söyleyeyim (Biri Pakistan diğeri İranlı). Sonradan ‘yav bu  ‘’gavurlar’’ zaten hepsi Müslümanlara ve İslama düşman’ demeyesiniz.

İslamilik Endeksi başlığı altında hangi Kuran-i ilkeler var derseniz:

– Eşitlik (Toplumun tüm üyelerine eşit ekonomik fırsatlar)

Adalet

– Haklar ve hakların korunması (insani ve mülki ..vs hakların korunması)

– İstihdam (Çalışmak isteyen herkese iş imkanlarının oluşturulması)

-Eğitim (Eğitim imkanlarının herkese eşit sağlanması)

– Yoksulluğun önlenmesi

-Temel ihtiyaçların sağlanması

– Yolsuzluğun önlenmesi

-Vergilerin halkın ihtiyaçları için kullanılması

– Ülke kaynaklarının toplumun bugünkü ve gelecekteki üyeleri düşünülerek yönetilmesi

– Faiz (faizin kaldırılması)

Destekleyici bir finansal sistem oluşturulması

– Devlet yapısının tüm bu ihtiyaçları karşılayacak verimlilik ve etkinlikte olması

Evet araştırmacılar bir ülkenin ne kadar ‘İslami’ olup olmadıklarını İslamilik Endeksi anlamak için yukarıda saydığımız; adalet, eşitlik, haklar, faiz, yoksulluk, yolsuzluk, israf .. gibi Kuran-i ilkeleri alıp araştırmaya başlıyorlar.

Sonuç tahmin ettiğiniz gibi. İsveç, Hollanda, Danimarka gibi ülkeler en ‘gavur ülkeler; Suudi Arabistan, Türkiye, İran gibi ülkeler ise listenin tepesindeki en Müslüman, Kuran-i ilkelere göre yaşayan ülkeler desem de inanmayın.

Sonuçlar o kadar iç acıtıcı ki; ilk 30 da ‘Müslüman ülkeyok. İlk 10’a giren ülkeler: Hollanda , İsveç, İsviçre, Yeni Zelanda, Danimarka, Finlandiya, Norveç, Lüksemburg, Avustralya, Kanada.

İslamilik Endeksi Listesine giren ilk Müslüman ülke 38. sıradan giren Malezya. Listeye Malezya’dan sonra 43. sırada Kuveyt, 64. sırada Bahreyn girmiş. Türkiye ise listede 103. Sırada yer alıyor. Suudi Arabistan listenin 131. sırasında, İran’ın ise esamesi okunmuyor.

Müslümanlar ne yazık ki Müslüman gibi yaşamıyor

Ne yazık ki araştırmanın sonuçları tüylerimizi diken diken eden cinsten. İslam dininin temel ilkelerini, Müslümanlar için olmazsa olmaz emirlerini Müslümanlar değil, Hristiyan veya çoğunluğu ateist olan ülkeler uyguluyor.

Türkiye ölçeğinde sonuçları düşündüğümüzde Kuran’a göre yaşayan ilk 100 ülke arasına giremiyoruz. Tersinden okursak ise Kuran’a göre yaşamayan ilk 100 ülke arasındayız Bu sonuçların böyle çıkması tesadüf değil tabi ki.

Bugün neredeyse İslam ülkelerinin tamamında demokrasi yok. Çoğunun başında diktatörlükler var, göstermelik seçimler yapılıyor. Yöneticiler saraylarda, köşklerde şatafat içinde yaşarken, halk  her gece çocuklarının karnını nasıl doğuracağının, yarına nasıl çıkacağının hesabını yapıyor.

Özgürlük namına ortada bir şey yok, baskı ve şiddetle halkın talepleri bastırılıyor. Almanya, İngiltere, Danimarka gibi ülkelerin devlet başkanları, başbakanları tarifeli uçaklarla bir yerden bir yere seyahat ederken, sözde Müslüman ülkelerin hemen hepsinde tüm başkanların, başbakanların, bakanların, aile efradının uçak filoları bulunuyor.

Dünya yapay zekayla, genlerle, klonlamalarla, uzayla ilgili araştırmalara bütçe ayırırken; İslam ülkeleri dış ülkelere karşı itibarını(!) korumak için saraylarındaki kapı kollarının altın olup olmadığıyla ilgileniyor.

Avrupa’da yolsuzluk yaptığı için görevden alınan İtalyan başbakan cezasını sokakları temizleyerek öderken, sözde İslam ülkelerinde yolsuzluk yapan devlet başkanları hiçbir yaptırıma uğramadan yönetmeye devam ediyor.

Kendileri yetmiyormuş gibi yakınları, akrabaları, yandaşlarıyla birlikte zenginliğine zenginlik katıp yaşıyorlar.

Siyaset yaptıktan sonra zenginleşmeyen, servet sahibi olmayan, ya da tersten sorayım siyasete girip belediye başkanı, milletvekili ya da bakan olduktan sonra fakirleşen bir siyasetçiye rastladınız mı hiç?

İslam  ülkelerinde adalet dip yapmış

       İslam ülkelerinde İslamın en temel ilkelerinden biri olan adalet dip yapmış durumda. Siyasetçiler, kompradörler bankaları, devlete ait kurumları hortumlayıp keyif sürerken, akşam evine ekmek götüremediği için fırından iki tane ekmek çalan, ya da baklavacıdan iki dilim tatlı çalan insanlar cezalandırılıyor.

Kimse bu insanları açlığa iten, çöpte yiyecek aratan, ekmek çaldırtan sistemi sorgulamıyor. Yargı ne yazık ki, yoksullar, güçsüzler için işliyor. İslam ülkelerinde hesap verilebilirlik yok.

Gavur ülkelerde bir işçi öldüğünde Çalışma Bakanı, bir tren devrildiğinde Ulaştırma Bakanı, bir patlama olduğunda İçişleri Bakanı, bir çocuğa tecavüz edildiğinde Aile Bakanı istifa etmek zorunda kalıyor ve gidip yargı önünde bunun hesabını veriyor.

İslam ülkelerinde ise; her şeyin üstü kapatılıp zaman aşımına uğratılıyor, her şeyin sebebi dış güçlere bağlanıyor.

Sorunların sebebi sadece yöneticiler ve devlet boyutunda değil tabi ki. İnsan olarak, birey olarak, toplum olarak da sözüm ona İslam ülkeleri bu ‘dinsiz ülkelerin çok gerisinde.

Ne yazık ki, İslamın en temel ilkeleri olan ‘’eşitlik, adalet, özgürlük, hak, hukuk’’ gibi ilkeler bir kenara itilip, İslam sadece birkaç ritüele terk edilmiş durumda.

Müslümanlar okudukları sure ve duaların anlamlarını dahi bilmeden sadece namaz kılarak, ramazan ayında oruç tutarak, ellerine aldıkları tespihlerle zikir çekerek, kurtuluşa ereceklerini, İslamın şartlarını yerine getirdiklerini zannetmekteler.

Oysa İslam sadece bunlar değil, bunlardan çok daha fazlasıdır.

Mesela namaz kılıyor, oruç tutuyoruz ama çok rahat kul hakkı yiyebiliyoruz. Nefsimizle, çıkarlarımızla çelişen bir durumla karşı karşıya kaldığımızda haklı olanın yanında değil, çıkarlarımızın yanında durabiliyoruz.

Etnik, dini, mezhepsel, bir sorunda güçlü olandan yanayız, ezilenden değil.

 Önemli Olan Kurandaki Emirleri Tatbik Etmek

Düşünün adı Müslüman olan bir taraf sürekli Kuran’ın ilkelerini sakız gibi ağzında çiğneyerek;

‘’Şu ayette böyle yazıyor, bu ayette şu emrediliyor’ diyerek Kuran’daki emirleri bağırıp, çağırıyor ve bu ilkeleri çiğneyerek yaşıyor.

Adı ‘gavur olan diğer taraf ise Kuran’ın emirlerini hayatına taşıyor, bizzat yaşıyor.

İki öğrenciniz veya iki çocuğunuz olduğunu düşünün. İkisine de adalet, eşitlik, hak ve hukuktan yana olmasını, yoksulu korumasını, yolsuzluğa ve faize bulaşmamasını tavsiye ediyorsunuz.

Biri söylediklerinizi yerine getiriyor, uyguluyor. Diğeri ise sadece söylediklerinizi tekrar ediyor. Bir baba ya da öğretmen olarak hangisini ödüllendirirsiniz?

Bir Müslüman olarak herkes bu ilkeleri alıp önce kendisini sınava tabi tutmalı. Bu sonuçlarda benim katkım ne kadar, bu ilkeleri hayatıma ne kadar  uyguluyorum diye kendisine sormalı.

İslam dünyasındaki kötü örnekler verildiği zaman hocalar, ilahiyatçılar  hemen gerçek İslam bu değil, orada yaşanan İslam gerçek İslam değil türünden açıklamalar yapar. Duruma bakılırsa gerçek İslam ne Türkiye’de ne Arabistan’da ne İran’da.

Gerçek İslam Hollanda’da, İrlanda’da, İsveç’te, Finlandiya’da. İslam şekil dini değildir; uygulama dinidir,  yaşama dinidir.

Ne güzel söylemiş rahmetli Ali Şeriati: ’’Doğuya gittim Müslümanları gördüm, ama İslam yoktu! Batıya gittim İslamı gördüm, ama Müslüman yoktu!’’

Yazımı Mehmet Akif’ in bir şiiriyle bitirmek istiyorum. Kalın sağlıcakla…

Sofuluk satıyorsun, elinde boy boy tesbih!

Çevrende dalkavuklar, tapınır gibi, la-teşbih!

Sarık, cübbe ve şalvar; hepsi istismar, riya.

Şekil yönünden sanki, Ömer’in devri, güya!

Herkes namaz, oruçta; hepsi sözünü dinler.

Zikir Kur’an sesinden, yerler ve gökler inler!

Ha bu din, iman, takva; inan ki hepsi yalan.

Sen onları kendine taptırırsın vesselam!

Derdin davan sadece, hep nefsi saltanatın

Şimdilik putu sensin, tapılan menfaatın!

Hey kukla kafalı adam, dinle sözümü tut.

Bunların dilinde Hak; ama kalbi dolu put!

İslamdan Kültüre

Şanlıurfa

 

  

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz