Musul dan Mektup Var

0
120
Musuldan Mektup Sanliurfa yazar
Musuldan Mektup Var

Musul’dan Mektup Var

Musul’dan Mektup yazdık sizlere. Ulaşmak mümkün mü gönüllere. Geçer zaman akar dere. Sade bizim dinmez acımız.
Bir kırlangıç uzakta kaldınız mı hiç?
Yaktı mı yüce dağların karları içinizi? Sevdiniz mi görmediklerinizi?
Doldurdu mu ufkunuzu belalar? Bağladı mı başınız karalar? Siz hiç ağladınız mı çöllere sel misali? Batsa da dikenler dizlerinize çıktınız mı bir umut yolculuğuna? Kuzey sıcak geldi mi hiç size? Top namlularının hedefinde olmanın korkusunu bilir misiniz?
İşte biz Musul’dan Mektup yazdık sizlere.
İşledik gözlerimizin incilerini satırlara ince ince.

Siz hiç tükendiniz mi?
Kaldı mı memleketimiz vatan topraklarından ırak.
Yağdı mı üstünüze hüzün sağanak sağanak…
Bizim kaldı ve yağdı! Hoyratlarımızı feryatlar sardı.
Kerkük kal’asında açan çiçek kanlı.
Kanlı ümitlerimiz.
Bizler Musullu çiftçileriz. Hülyadır ekinimiz…
Musul bizim, Kerkük dedelerimizin.
Elinde kumandayla yaşayanlar bilsin istedim.

Biter mi bir gün bu hasret?
Evlatlarımız mektep için düşer mi Şanlıurfa yollarına?
Yahut çıkar mıyız yarına?
Asılsaydı al sanacaklar damlarımıza. Erişe bilseydik öz vatanımıza.

Bizler ki Selçuki’den kalma toprakların evlatlarıyız. Yalnızız. 
Neden kara bahtlıyız? 
Neden hüzün çağlıyor ninnilerimizde. 
Takılı kaldı dileklerimiz telgraf tellerine… 

Aşk mevsimleri kısadır burada. Silahlar dayalı başlarımıza. 
Anamın çeyizi sandıkta, bir kara bohça. 
Atamın sarığı ayaklar altında. Gelinler sürmez oldu kına! 
Gün, güz, gül, toprak ve ana; Ağlar oldu bahtımıza yana yana… 
Ey şanlı hilal bizi bırakma. Bizler meftunuz ışığına.
 Kaç yürüyüş yapıldı, kaç taş atıldı, kaç yazı yazıldı, kaç kurşun sıkıldı senin uğruna? 
Biliriz bizi ister daima. Trabzon, Antep, İstanbul, Ankara… 
Bir gözümüz Türkiye’ye bakar, bir gözümüz Hicaz’a. Nerede şimdi Halil, Nureddin, Fahrettin paşa?
İttihat, hayalidir köklerimizin Anadolu’da. Ve ağaçlarımız dayalıdır dolunaya. 

Şimdi eller ceplerde. Kim anlar çilemiz? 
Her günün, bir kılıç darbesi gibi izi. 
Sadakat kalmış mektuplarda. 
Daha dün destanlaşmıştı Osmanlı erleri toprağımızda…
Şimdi nasıl sarılmalı, hangi umuda? 

Siz hiç tükendiniz mi? 
Kaldı mı memleketimiz vatan topraklarından ırak? 
Yağdı mı üstünüze hüzün sağanak sağanak… 

(Bu mensur şiir vatan topraklarından ayrı düşmüş, her türlü zorluklara göğüs germiş ve yüzünü bize dönmüş Musullu- Kerküklü kardeşlerimize ithaf olunur.)

MUHAMMET BARAN ASLAN 

Matematik Hocama mektup

Mardin’e Mektup Var

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz