Mutluluk Ve Huzurun Anahtarı

0
138
Mutluluk Ve Huzurun Anahtarı Kuran
Mutluluk Ve Huzurun Anahtarı

Mutluluk herkesin arayıp elde etmeye çalıştığı zümrüd-ü anka kuşu.

Kimisi aşık olduğu karşı cinse kavuşursa mutlu olacağını, kimi işsiz olduğunu,devlet memurluğuna atanırsa ,kimi yakalandığı amansız hastalıktan şifa bulursa,kimi hedeflediği ekonomik seviyeyi yakalarsa mutlu olacağını söyler.

Oysa mahkeme koridorları  boşanma için gelen bir zamanların aşıklarıyla dolu.Yıllarca atanmayı bekleyenler …Atandıktan birkaç ay sonra bir dokun bin ah işit…Daha birkaç gün önce yatalak durumunda olan hastaların bu defa başka bir konuda şikayet ettiğini görürüz.

Ekonomik refah açısından en iyi durumda olan ülkelerde yaşanan intihar olaylarının oranı bize mutluluğun ekonomik verilerle alakalı olmadığını gösterir.

Dünyada ekonomik refahla,sosyal haklarla özgürlüklerle ünlenmiş İsviçre’de her 100 kişiden biri başkasının yardımı ile hayatına son verme (ötenazi) girişiminde bulunmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütünün son verilerine göre her 4 saniyede bir intihar olayı yaşanıyor dünyada.İntihar olayları en çok Avrupa’da, en az ise Doğu Akdeniz’de yaşanmaktadır.

O halde Mutluluğun Anahtarı Nedir?

Mutluluğun Anahtarı nedir? Ya da mümkün mü? Bu konuda herkese danışılır,fikir alınmaya çalışır.

İnsana  mutluluk yolunu ancak onu kendisinden daha iyi tanıyan biri göstermelidir.İnsanı en iyi tanıyan yaratıcı olması hasebiyle Allah’tır. Allah’ın bu konudaki önerisi ise ancak onun hayat kitabı Kur’an ile bilinebilir.Kur’an bu konuda ne diyor?

Taha süresinde ‘’Kim zikirden (Kuran) yüz çevirirse dünyada dar bir geçimi (sıkıntılı bir yaşamı ) olur.’’demektedir.

’’Dikkat edin kalpler ancak zikir(Kuran) ile tatmin olur.’’Yani Kuran mutluluğun vahyin ışığında bir hayat sürmek ile yakalanabileceğini iddia eder.Her iddia ispat ister.

Kur’anın önerdiği hayat programı ile mutlu olan var mı? Bunun yaşanmış örneği gösterilebilir mi?

‘’Kur’an ile mutlu olunabilir’’ argümanımızın tutarlı olması için Kuranın kendisine indiği peygamberin dünyanın en mutlu adamı olması lazım.Eşinin ifadesiyle ahlakı Kur’an olan peygamberin hayat hikayesine bir göz atalım.

O daha anne karnında iken babasını ,6 yaşında annesini, 8 yaşında da kendisini himaye eden dedesini kaybetmiştir. 17 yıl boyunca geçim sıkıntısı çeken amcasının yanında kalmış.13  yaşında Mekke kırsalında cüzi bir karşılıkla koyun gütmüştür. 25 yaşında iken kendisinden 15 yaş daha yaşlı iki çocuk annesi dul Hatice ile evlenmiştir.Eşinin maddi imkanlarının iyi oluşu ona birkaç yıl rahat bir yaşam imkanı sunmuş iken bütün dünyayı değiştirmeyi hedefine koyan bir görev ile görevlendirilmiştir.Bu görev sırasında fiziki ve psikolojik işkencelere ,bir kaç sefer de suikast girişime maruz kalmıştır.53 yaşında iken yurdundan kovulmuş,ailesiz  altı ay boyunca  mülteci durumuna düşmüş,başkalarına muhtaç kalmıştır.

Bunca Sıkıntıya Rağmen Mutluluk ve Anahtarı

Peki hayatında bunca sorun ve sıkıntıyı yaşayan birinin nasıl olur da psikolojisi bozulmaz,intihar girişiminde bulunmaz?  Aksine dilinden şükür eksilmiyor.O genelde mütebessim biri olarak zihin sayfalarına kareler bırakmıştır.

İşte bu sırrı  Kuran’ın sunduğu hayat programının insanın fıtratına uyumunda aramak lazım.

Hayatında kayda değer problemleri yaşamayan bizlerin aynı inanca ve hayat programına sahip olduğumuzda kavuşacağımız Mutluluk düzeyini tahmin etmek güç olmasa gerek.

Bir köşe yazısına sığmayacak mutlu hayatını merak edenlerin araştırmasına bırakarak bunu sağlayan bakış açısına bir örnek verelim.

’Müminin işine gerçekten şaşılır. Bu sadece mümin için geçerlidir.Kendisine bir iyilik ulaşırsa buna şükreder.(Hayatında karşılaştığı olumlu süreçleri Rabbinin rahmetinin  bir eseri olarak görür.),bu kendisi için hayırdır.(Hayata dair tüm tedbirlerini almasına rağmen) Kendisine bir sıkıntı ulaşırsa buna da sabreder. (Yaşadığı olumsuz durumun Rabbinin bilgisi dahilinde olduğunu sıkıntılı sürecin dünyada ya işlediği günahlarına kefaret ya da ahirette bir mükafata dönüşeceğini bilir.) Bu da kendisi için hayırdır.’’Hadis

Yani mümin,hayatında yaşadığı her türlü olumlu ve olumsuz durumu Allah’ın bilgisi dahilinde olduğunu  bilir;şükür ve sabrı ile ahirette karşılığını alacağına inanır.

Bu durum,olaylar karşısında pasif, vur elinden ekmeğini al durumu değil kesinlikle. Sosyo-ekonomik adaletsizliğe karşı dik duruş sergilerken sonuca ulaşamasa da karşılığını öbür alemde fazlasıyla alacağının kesin inancıyla rahat etmesi durumudur.

Nihilizm Ve Ateizme Cevaplar

Hayatın gayesi olmayınca fitne ortaya çıkar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.