Urfa da Yaşamak Başka Bir Güzel

5
243
Urfada Yaşamak
Urfada Yaşamak Başka Bir Güzel

Urfa’da Yaşamak Başka Bir Güzel

 “Bütün Urfa halkına, çoluk ve çocuğuna ve mezarda yatanlarına her sabah dua ediyorum. Ve bütün Urfalılara selâm ediyorum. Urfa taşıyla, toprağıyla mübarektir. Ben çok hastayım. Onlar da bana dua etsinler.”   Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin bu duasını tayin nedeni ile gelmiş olduğum Şanlıurfa şehrinde ilk geceyi geçirdiğim İpek Palas otelinin mescidinde okumuştum.

Üstadın bu duasından olsa gerek, sıcak topraklarda yetişen sıcakkanlı insanların yaşadığı şehri ve insanlarını pek sevdim. Yazları 65 dereceyi aşan sıcaklığıyla, medya sayesinde halkın hala mağaralarda, Harran kümbet evlerde yaşamını sürdürdüğüne inanılan, dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapmış, bir çok kültürü içinde barındırmış, fakat nedendir bilinmez bir o kadar da geri kalmış şehir…

Günün her saatinde ciğer kebabı yiyebilen, patlıcanı her formatta yemek malzemesi yapabilen, biberi fırında pişirip durum yapan, biber reçelini afiyetle tüketen, kendine has ekmek türleri üreten insanların yaşadığı güzel şehir

On binlerce yıllık maziye dayanan geçmişi, Hz. İbrahim’in doğduğu, Hz. Eyüp’ün yaşadığı, Hz. İsa tarafından kutsanan müze kentidir Urfa.  Ruha’da ovaları gezerken asırlar öncesini solunduğunu hissetmemek, Atatürk barajının suladığı Harran Ovasında Rabbimizin bolluk ve bereketi gözlemlememek mümkün değildir.

Urfa’da Yaşamak İçin Birçok Neden Var

90 lı yıllarında bayramın ikinci günü geldiğim misafirperver, sıcakkanlı insanların kentidir Ruha. Bir gün atanırsam Urfayı seçeceğim dediğim peygamberler şehridir. Atandığım ilk gün Ramazan ayının sıcağına denk gelmiştim bu sıcakta kilo alınmaz derken 113 kilo ile rekor kırdığım şehirdir. Urfayı mutfak kültürüne hapsetmek,  sadece yemekle anmak bu kente yapılan en büyük haksızlıklardan biridir. 

  Çiğköfte ile anılan bu şehirde çiğköfteci bulamamanın şaşkınlığı vardı bende, buralarda herkes çiğköftesini kendi yaptığı için kimse dışarı da almazmış. Balıklı gölün etrafındaki çarşıları gezerken, baharatın her türlüsünü, poşu ve eşarpların renk ve çeşitliği misafirlerin gözlerini alırken, isot satıcıları da acı sevenlere hizmette kusur etmemektedir. Yöresel giysilerine bürünmüş halkın renkleri gözlerinizi alacaktır.

Tüm dünyayı gezen insanların Urfayı görmedim demesi ne acı bir durum. Şanlıurfa peygamberler şehri, Kendine ait Örf ve Adetler, irfan yuvası, maneviyatı sırtında taşıyan, balıklarını göle gül yapmış, kutsanmış şehir.

Urfa çarşı pazar, içinde bir kız gezer… oy sevmişem ben seni…gezme ceylan vururlar seni ….Vuruldum ben bu şehire  isot kokusu, tütün kokusu kepap kokusu aklımı alır götürür. Türkü, arabı,kürdü, zazası sünnisi ve hiristiyanları ile mozaik olan Şanlıurfa’yı anlatmaya kalksam kitaplar yetmez ilçeleri ile tarihi kültürü ile insanlığı benzersiz bir şehir Ruha.

5 YORUMLAR

  1. Cehaletin başkentidir Urfa.Liyakatsizliğin adam kayırmanın,torpiiciliğin,ortaçağ feodalitesinin en keskin yaşandığı,dinci görünüp din cahili olan büyük bir köydür Urfa.ne yazık ki

  2. YAZINIZ URFAYI FAZLA GEZMEDİĞİNİZİN KANITI NİTELİĞİNDE. BEN DE BURALI DEĞİLİM VE YILLARDIR URFA’DA YAŞARIM. FAKAT HER GEÇEN GÜN İLK GELDİĞİM GÜNDEN DAHA FAZLA SOĞUYORUM BU ŞEHİRDEN. SEBEBİ İSE SANIRIM URFALILARIN GENEL OLARAK ELEŞTRİYE KAPALI OLMALARI VE ŞEHİRLERİNE YAPILAN BUNCA ZULÜMLERE (suriyeliler, gereksiz yol çalışmaları,belediyelerin halkın ihtiyaçlarına kulak ardı etmesi, vb) TEPKİSİZ OLMALARI DA BU DÜŞÜNCEMİN SAYAMAYACAĞIM SEBEPLERİNDENDİR.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.