AVM Düzeni Üzerine İtirazlar

0
118
AVM Düzeni
AVM Düzeni Üzerine İtirazlar

AVM Düzeni Üzerine İtirazlar

İçinde bulunduğumuz ahval bizi AVM Düzeni Üzerine İtirazlar isimli bu yazıyı yazmaya mecbur bırakmıştır.

İlk önce AVM (Alış Veriş Merkezi) kelimesi üzerinde duralım. Bu kelime bana her zaman soğuk ve sıkıcı gelmiştir. Zira burada size halinizi hatırınızı soracak, paranız çıkışmadığında veresiye yazacak, acil zamanınızda yardımınıza koşacak, size komşuluk veya arkadaşlık edecek samimi insanlar değil adeta robotlaşmış ve tek derdi ekmek parası değil de kazanma hırsı olmuş insanlarla dolu bir yerdir.

Asrımızda insan hayatı bir çok şeyle tahakküm altına alınmakta. Lakin belki de bunu en çok yapanlardan biri de AVM’lerdir. ‘Aranızda Şanlıurfa Mozaik Müzesini görmeyen var mı?’ desem kolaylıkla ‘evet’ cevabı alabilirim. ‘Tiyatroya gitmemiş olan?’ tabiî ki ‘ evet’. ‘Peki sit alanı, sinema, sirk, opera, galeri, sergi?’ hepsine ‘evet’ dendiğini duyar gibiyim. Ama bir şehirde yaşayan yahut da ömründe bir kez şehre uğramış her insan mutlaka AVM görmüştür. Sizce de bu normal bir şey mi?

AVM’lerde Gördüklerimiz

Bir gün herhangi bir AVM’ye gidin. Bir köşeye oturup insanları seyredin. Emin olun hiç haz etmeyeceğiniz şeyler göreceksiniz.

Bir tarafta üstü başı pespaye olmasına rağmen son model akıllı telefon almaya çalışan fakirler. Bir yanda her türlü şeyi takıp takıştırmış görgüsüzler. Obezlik sınırını dahi aşmış ‘hamburgerseverler’. Türk markalarına iğrenç bir şeymiş gibi bakıp on liralık malın yüz liraya satıldığı yabancı mağazalara koşturanlar. Her türlü oyuncağı isteyen ve ağlayan çocuklar. Bilgisayar oyunları ve teknolojik aletler yüzünden gözleri bozulmuş ve mankurtlaşmış gençler. Aynı yerden gelip sadece üzerine farklı etiketler yapıştırıldığı için ‘organik’ adı altında yan tezgâhtakinin beş katı fiyatına satılan gıdalar. Kendi kültür ve ahlak anlayışınıza aykırı kıyafetler, milyarlık parfümler. Gereksiz takılar, bin bir renkli makyaj malzemeleri… Canından bezmiş çalışanlar, hırsızlar, sahtekârlar, israfçılar… Yumurta koyma kabı gibi gereksiz ürünlerle dolu raflar. Ve daha neler neler… Bir koşuşturmaca, makineleşme, betonlaşma… Görüntü ve ses kirliliği…

AVM Düzeni Nasıldır

Mesela AVM ve marketlerde neden saat olmaz bilir misiniz? Zamanın nasıl geçtiğini anlamamanız için. Ya da tavanlar ferah yapılmaya çalışılır ki daralıp çıkıp gitmeyesiniz. Müzik sesi susmaz ki kan akışınız, kalp atışınız hızlansın çabuk yorulmayıp daha çok gezin ve sıkılmadan alışveriş yapın. Işıklar çok iyi ayarlanır ki elbiselerin rengi güzel görünsün böylelikle satış artsın. İniş-çıkış merdivenleri zıt yönlerdedir ki birinden birine giderken camekânlara göz atın. Ortada boş alanlar bulunur ki orada durduğunuzda her reklamı göresiniz. Büyük tabelalar asılır ki müşteriyi çeksin.

Bir de 90 meselesi var. Hani 49,90, 99,90 var ya, işte o! Bunun yapılma nedeni tüketiciyi korkutmamaktır. Direk 50 veya 100 lira denince insana daha pahalı gelir. Lakin böyle yaparlar ki göz korkutmasın. Genelde o 10 kuruşu da vermezler zaten. Yani yine 100 lira ödemiş olursunuz.

Yahut gıdaların son kullanma tarihleri ve içindekiler kısmı diplere ve küçük harflerle yazılır ki okuyup geri durmayasınız.

Peki yolunmaya hazır bir tavuk veya sürüye katılan bir koyun olmayı neden seviyoruz? Elbette arada sırada gidip gezmek, boş zamanları değerlendirmek, ihtiyaçları karşılamak güzel şeyler ama bunlar dışında her şey yapılıyor bu gibi yerlerde. Hatta AVMlerin daimi ziyaretçisi haline gelen ‘insansılar’ var. Şimdi siz düşünün devlet toplum yararına en ufak bir şey yapsa ‘yaşasın hürriyet’ diye bağırıp çağırırken neden bu düzenin aptal esirleri olmayı seçiyoruz?

AVMlerin oyunlarına kanmamanızı umarak yazımıza burada son veriyoruz.

MUHAMMET BARAN ASLAN

Toplumsal Sorunlar Yumağı

Yaşamak Mı O da Ne

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.