Boşanmanın Nedenleri ve Etkileri

2
199
Boşanmanın Nedenleri
Boşanmanın Nedenleri ve Etkileri

Boşanmanın Nedenleri ve Etkileri

  Boşanmanın Nedenleri ve boşanma ile ilgili, gündemde olması gereken birçok husus görülmektedir. Günümüz koşullarında evlilik ile ilgili tespitlerimiz, pek de iç açıcı değildir.

   Bilindiği üzere ülkemizde birçok bakanlığın yanı sıra, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı mevcuttur. Bu bakanlık, özellikle kadınlar ve çocuklar ile ilgili sorunlar konusunda çalışmaktadır.

Aile bakanlığı tabi ki zayıfın ve güçsüzün yanında olmalı, çocuk ve kadınların haklarını yeterince savunmalı ve yeri geldiğinde  pozitif ayrımcılıkta yapmalıdır. Ancak pozitif ayrımcılık yapılırken bu hadise fazla abartılmamalıdır. Sanki bu durumda,  aile dinamikleri ile fazlaca oynanmakta, Mutluluk vitrinde aranır olup iyi ve huzurlu aile yapısı  pek sürdürülemiyor gibi gözükmekte.           

   Bayanlarımızın da hatalı ve eksik yönleri bulunmakta, bu olumsuz durumlarda bile erkekler haklı olmalarına rağmen, haksız çıkabilmektedir. Bazı bayanlarımız bu açıktan faydalanabilmektedir. Unutmamalıdır ki, aile ve sosyal politikalar bakanlığı yalnız kadınların ve çocukların bakanlığı değildir. Erkeklerin de zaman zaman ezilebileceği ve bu durumlarda haklarını araması gerektiği, göz önüne alınmalıdır. Bu bağlamda başka bir boyutta, kadın-erkek eşitliği üzerinde de ayrıca durulmalıdır.

   Eskiden ‘Yuvayı dişi kuş yapar’ şeklinde bir atasözü varken, günümüzde bu söz, ‘Yuvayı dişi kuş yıkar’ şekline getirilmemelidir.

   Dinimiz, bu kutsal müessesenin önemini özellikle işaret etmiştir. Birçok ayet ve hadiste evliliğin kutsallığı anlatılmıştır.

Birçok Faktör Boşanmanın Nedenleri Arasında Görülmekte

   Boşanmaların birçok nedeni vardır. Örneğin evlilik karşıtı olan, boşanmayı ve aldatmayı özendiren birçok tv programı var. Bunun yanı sıra sosyal medya da bu konuda tv programları ile yarışmakta, partnerini aldatmak, bir yaşam biçimi haline getirilmekte. Bu yayınlar sonucunda da eşlerimiz mal ve mülk konusunda doyumsuz olabilmekte , gözleri dışarıya kayabilmektedir. Lüks yaşama hırsı huzurumuzu kaçırmaktadır.

   İlginçtir;  çocuklar bile, eskisi kadar aileyi birleştirici etki yapamamaktadır. Oysa boşanma sonrasında en fazla hasarı onlar almaktadır.

   Evlilik kurumunun önemi yeterince kavratılamamakta, evlilik karşıtı propagandalar öne çıkmakta, günümüz evlilikleri, pamuk ipliğine bağlı kalmaktadır.

AİLE, VATANIN TEMELİDİR!..

   Eşler, evlilikle ilgili gereksiz fazlalıkta beklentiye girebilmekte, karşı tarafı yeterince tanımadan, evlenmek için acele etmekte, evliliğin zorlu şartlarına yeterli direnci gösterememekte ve ‘iyi günde ve kötü günde beraber olma’ hususunu da yeterince uygulayamamaktadırlar.

   Para unsuru, edep-ahlak gibi erdemlerin önüne geçmekte; bu konuda, insanların eğitimsizliği ya da gariptir ki aşırı eğitimliliği (belki de eğitimli cahiller olsa gerek), önemli bir etken oluşturmakta. “Gözü açılmak” deyiminin etkisi altında, nice evlilikler tarihe karışmakta.

   Kadınlar ve erkekler, aynı zamanda evliliğe uygun yetiştirilmemektedir. Bu durum da evliliğe uyumlarını azaltmaktadır. Sadece kadınlar değil, her iki taraf ta evlilikte gerekli özveriyi gösterememektedir. Erkek veya kadının, zaman zaman sözle veya fiili olarak, şiddete başvurmaları , haklı veya haksız kıskançlık krizleri  geçirmeleri de evliliği bitirebilmektedir. Taraflardan birinin kötü alışkanlıkları (sigara, içki, uyuşturucu veya kumar) da bu müesseseyi zedeleyebilmektedir. Makine ile oyun oynanan kumarhanelerin Kıbrıs’a taşınması isabet olmuştur. Ancak ülkemizde, şahıslar arasında  oynanan kumar çeşitleri, evilik müessesi için hala tehlike arz etmektedir.

   Aynı zamanda, “davul bile dengi dengine çalar” sözüne istinaden; kültür-eğitim ve maddiyat ile ilgili, seviye uçurumları da boşanmaya etkendir. Bununla beraber, evlilik öncesi sağlam bağların oluşturulamayışı, çiftlerin birbirlerinden umduklarını bulamayışı ve aşkın bitmesi ile birlikte sevginin-saygının kaybolması da bu kutsal kurumu bitirebilmektedir. Önemli bir konu da saygı ve Güven İhtiyacı unsurlarının aile içinde tüketilmemesi gerektiğidir.

   İşte görüldüğü gibi evliliği bitirmek çok kolay, sürdürmek ise oldukça zordur. Tüm olumsuz unsurlara dikkat edilse de, hiç olmadık bir sebep bile evliliği yıkabilmekte. Sorumluluk sadece çitlerde olmayıp, onların ailelerine de büyük görevler düşmekte. Onların oluşturduğu bir kıvılcım bile, evlilik içinde yangına sebep olabilmekte, bu güzide aile ocağı yıkılabilmektedir. Çiftlerin daha sabırlı ve özverili olmaları gerekmektedir. Unutmamalıdır ki aile, vatanın temelidir.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.