Körolasan Korona

0
402
Körolasan Korona
Körolasan Korona

Körolasan Covid Baş Belası

Nedir bu başımıza gelen felaket! Onu anlamaya çalışırken ortaya çıkan daha önceleri komplo teorisi olarak nitelendirdiğimiz ama bugünlerde belgelerle konuşan o teorisyenlerin haklılığını görmeye başlıyoruz. O gölgelerin artık gölge olmadığını düşünmemize sebep olan birçok bilgi ve belge basında, sosyal medyada ve televizyonda karşımıza çıkıyor. Buna rağmen konuyu inceleme ihtiyacı bile duymayan insan sayısı çok fazla… Yılların akademisyenlerini canlı yayınlarda sadece dünya basınını takip edip doğru analiz eden yazarlar karşısında zor durumda kaldığını izliyoruz. Ulus devletlerin IMF kapısında sıralandığı zorlu bir sürecin tam ortasındayız.

Evlerimize hapsolduk, insan ilişkilerinde bir uzaklaşma, sanal ilişkilere yönelme ve en önemlisi de artık eskisi kadar yakın olmayacağımızı bilmemiz… Bu kadar korkmamız ne kadar doğru? Tedbirleri uygulayarak yaşamımızı biraz daraltarak da bu süreci sürdürebilir miyiz? Sanırım yakında tam bir sonuç alınmasa da insanlar sosyal yaşamına kısmi yasaklarla devam etmeyi deneyecek..

Önümüzdeki bu problemli durum basitçe bir sağlık sorunu olarak düşünülemez, görüyoruz ki şu günlerde Afrika’dan başlayarak ve önceden Çin gibi bir devlet de direk uygulamasını gördüğümüz  dijital devlet uygulaması gözlerimizi kapatamayacağımız kadar büyük bir alanda kendini göstermektedir. Artık açık açık daha evvel filmlere konu olan üst akıl ya da daha çok kullanılan adıyla derin yapılar neredeyse tv programlarına çıkıp bizden ne istediklerini söyleyecekler.

Bizden ne istiyorlar? Bu soru üzerinde durmak istiyorum. Güçlü olmak istedikleri açık, aslında çok güçlüler, devletin işlevi kalmadığına bizi ikna etmek istiyorlar. İnsanlarla doğrudan temas etmek istiyorlar.

Ülke olarak bu noktada neler yapabiliriz? Onu tartışmak ispatı hala kolay olmayan iddiaları tartışmaktan daha verimli ve akıllıca olacaktır. Ne yapabiliriz; çok açık, öncelikle güvenli gıdaya ve dışa bağımlı olmayan bir sanayiye ihtiyacımız var. Avrupa’nın ve büyük-güçlü ülkelerin sanayi devrimini ve tarım alanındaki atılımlarını en az aynı kalitede bizde rahatlıkla yapabilecek donanıma sahibiz. ‘Siz üretmeyin biz size satalım’ diyenlere hayır dememiz gerekecek. Çünkü özellikle tarımda gıdalarımıza neler karıştırabilecekleriyle ilgili epey bir fikrimiz var. Bu ve diğer sebeplerden dolayı içeriye dönmemiz, mümkünse hiçbir konuda dışa bağımlı olmayan bir yapıya kavuşturulmamız gerekir.

Körolasan Korona diyerek artık Bir an evvel evden dışarı çıkmak istiyorum…

Sosyal Sorumluluk ve İslam

Mutluluğu Nerede Kaybettik

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.