Mazlumun Allahı Var

0
41
Mazlumun Allahı Var

Mazlumun Allahı Var

“Her şeyi Allah’a anlatacağım!” demişti 3 yaşındaki Suriyeli çocuk vefat etmeden hemen önce hatırladınız mı? Galiba anlatmış… 
Doğu Türkistan’da Çin’i; Suriye’de Esed’i; Filistin’de İsrail’i; Irak’da önce Saddam sonra ABD’yi; Mısır’da Sisi ve meşhur cunta yönetimi; Hindistan, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Keşmir’de Hindu çeteleri; Arakan’da Myanmar hükümeti ve Budist çeteleri; Afganistan’da ABD ve koalisyon güçleri; Çeçenistan ve Kırım’da Rusya; Moro’da Filipinler; Özbekistan’da Kerimov…hep zulm ediyor. 
Daha bunlar gibi yüzlerce, binlercesi zulüm altında insanlığın… Mazlumları koruyan kimse yok mu sanılıyor? 

Ayet-i Kerimede “Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir zaman kadar erteliyor.” (Nahl 61; Fâtır 45).demişti Rabbimiz. 
Zulümlerimiz yüzünden cezalandırılacağımız takdir edilen zaman şimdidir belki. Evet doğru okudunuz zulümlerimiz dedim, “zulme sessiz kalmak da zulümdür” dememiş miydi Peygamber Efendimiz (sav.). Sessizlik zulmumüzün cezasını mı çekiyoruz? Bir ceza çekiyor gibiyiz değil mi? Evlerimizden çıkamıyoruz, gezip tozamıyoruz, istediğimizi yeyip içemiyoruz, yesek bile bir kuşku hissedip hiçbir şey’den lezzet alamaz olduk, hep bir korkumuz var… Gerçekten cezamızı çekiyoruz belki de.

Belki de bu pandemi bir tokattır uyanmamız için son uyarı nevinden. Rabbimiz çok kerem ve ikram sahibi olduğundan bizleri uyarmaktadır böyle yaşamaya devam edersek sonumuzun nasıl olacağını göstererek bilmiyorum. Kararı sizlere bırakıyorum, ben farklı bir noktaya değinmek istiyorum…

Mazlumun Allahı Var Daha Ne Zaman Uyanacağız!

#EvdeKalTürkiye dolanıyor şimdilerde ortalıkta, evde kalıyoruz fakat dolapta depoladığımız türlü türlü yemekler, tüpte sıcacık çay, karşımızda eğlendiğimiz meşhur TV, elimizde dünyadan haber aldığımız akıllı telefonlar… Evde kalıyoruz fakat her türlü imkana sahibiz. Anlayabildik mi acaba Suriye’yi, Arakan’ı, Doğu Türkistan’ı ve zulüm altındaki milyonlarca insanı?  #evdekaltürkiye de en azından şikayet etme, biraz daha düşün. Neden ölüyor bunca insan, biz ne yapıyoruz, neler yapabiliriz diye düşünelim. 

Bir gün o kafe diğer gün bu lüks AVM gezerken ülkesinde hatta evinde bile yaşatılmayan evet yaşatılmayan insanları bir düşünelim. Her gün canımızın istediği onlarca çeşit farklı yemeğe, kaliteli olsun canım diyerek aldığımız onlarca güzel kıyafete, sadece lüks olsun diye yaptığımız onlarca harekete, maksat eğlence olsun diye sarf ettiklerimiz ile açlıktan ölen yalnızca birkaç saat aç kalınca bizim öldüğümüz gibi değil gerçekten de ölen, vefat eden, hayatı son bulan kaç insanın doyabileceğini, yani aslında yaşayabileceğini bir düşünelim… 

Modern Dünya’nın dayattığı multi modernlik olarak algılanan onlarca şeyin aslında çok da gerekli olmadığını, insanın dolabında onlarca kıyafete ihtiyaç olmadığını, insanlar açlıktan ölürken yemek sofrasında bir çeşit yemeğin eksik olabileceğini, ‘yaşamayalım mı şu dünyayı canım’ cümlesinin koca bir dolandırmaca olduğunu, özgürlük olarak addedilenin aslında kölelik olduğunu fark edelim artık…

Neden, ne için yaratıldığımızı bir an düşünelim. Onlarca israfımızın hesabını nasıl ödeyeceğimizi bir düşünelim. Bizden taşanlar ile başka bir insanın ‘birkaç gün daha yaşayabileceğini’ düşünelim. Bir gün sonu gelecek olan bu Dünya’dan sonra nereye gideceğimizi düşünelim. Gidilecek o yerde sermayemizin ne olacağını düşünelim. 

Düşünelim, düşünelim ki Descartes gibi ‘var’ olalım. Yoksa aslında yok olduğumuzu bile fark etmeden yok olacağız!!!… 

Urfa Haberleri

Köşe Yazarlarımız

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.