Öğretmenin itibarı Üzerine Tavsiyeler

5
264
Öğretmenin itibarı
Öğretmenin itibarı Üzerine Tavsiyeler

Öğretmenin itibarı Üzerine Tavsiyeler

Öğretmenin itibarı ‘ konusu, çok büyük bir kesimi ilgilendirmektedir. Çünkü Öğretmenlik Mesleği, her kesimle irtibata geçmesi gereken, üstün meziyetli bir meslektir. Şu da iyi bilinir ki, Milli eğitimimizin en ileri uçtaki neferleri öğretmenlerdir.

Ruffini’nin bir sözü, öğretmenlerin değerini ve sorumluluğunu çok iyi anlatmaktadır; “Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.”

    Bu söz öğretmenliğin kolay bir meslek olmadığına ve yıpratıcı taraflarının çokluğuna dikkat çeker; Öğretmen öğrencilerinin gözlerindeki ışıltıyı görebilmek için, kendi gözünün ferinden feragat edebilir. Veya şöyle diyebiliriz; Öğretmen vermek için yine verendir, her halükarda verir; bıkmadan, usanmadan.

   Öğretmenler ile ilgili değinilmesi gereken bir sürü mevzu var. Öğretmenlik mesleğinin,  önemini kavrayan toplumlar, daima bir yükseliş  içinde olmuşlardır.

   Eğitim ve öğretimi, üç ayaklı bir tabureye benzetebiliriz. Bu taburenin ayakları, aile, çevre ve öğretmenden oluşmaktadır. Eğer ayaklardan biri kırıksa, o tabure devrilir. Bu taburenin çevre ayağı veya aile ayağı yoksa, öğretmenden ne beklenebilir? Öğretmen bu durumda ne kadar verimli olabilir? Öğretmen, elinden geleni yapsa da, çocuk ailesine ve çevresine bakıp, olumlu veya olumsuz bir şekilde  değişip savrulabilecektir.

Eğitim Sistemimizde Köklü ve Kalıcı Değişim Gerekiyor

   Eğitim ve öğretim sistemimiz üzerinde, yöntemler ile ilgili, sürekli bir değişim söz konusu. Bu değişim öğretmen, öğrenci  ve velilerin başını döndürmekte.

Kanımca, olumsuzlukların nedeni; başka ülkelerin eğitim-öğretim sistemlerinin, Örnek verecek olursam Finlandiya Eğitim Sistemi uygulanabilirliği tartılmadan, bizim sistemimize entegre edilmeye çalışılmasıdır. Başka ülkelerden alıntı yapılacağına, kendi öz sistemimiz  oluşturularak devreye sokulabilir. Tabi başka örneklerden de küçük çapta faydalanılabilir.

Çünkü biz farklı bir ülkeyiz ve eğitim-öğretim alt yapımız da yeterli değil. Açıkçası şu durumda, eğitim- öğretim alt yapısı gelişmiş ülkeler ile aşık atmamız mümkün değil. Sistemler sadece bir ya da birkaç unsurdan oluşmamakta, hepsi  bütünlük arz etmekte. Bütün eksiklikler giderildikten sonra yeni sistemler uygulamaya geçirilebilir.

   Öğretmenlik sadece bilgi paylaşmak değil, aynı zamanda öğrenciye izleyeceği yolları göstermek ve kişiliğinin evrelerinin, doğru ve tutarlı şekilde gelişmesini  sağlayabilmektir. Rol model olgusu, bu açıdan çok önemlidir. Öğrenci bu yaşlarda enerji ve sinerjisinin çoğunu, öğretmenlerinden almaktadır.

   Öğretmenlik mesleğinin yerini yapay zekaların alabileceğini düşünememekteyim. Çünkü Yapay Zeka, öğrencinin ihtiyacı olan, rol model açığını kapatamaz. Bu yüzden öğretmenlik, sonu gelmeyecek mesleklerin başındadır.

Öğretmenin İtibarı Önem Arz Etmekte

   Öğretmenin saygınlığı için üretilen politikalar yeterli olamamaktadır. Meslek eski zamanlarına göre itibar kaybına uğramıştır. Bir de üniversitelerde, meslek şartlarına uygun olan, gereken dersler verilmemektedir. Bazı basın organları tarafından, öğretmenler aleyhinde olumsuz  imajlar çizilmektedir. Bunlar, karalama kampanyası  sayılabilir. (Tacizci öğretmen-dayakçı öğretmen v.b)  Şu unutulmamalıdır ki, bütün mesleklerde bu tip kötü şahsiyetlere rastlanmaktadır. Ancak herhalde öğretmen haberleri daha fazla rating yapmakta!!! …  

Öğretmenler, artık çocukları severken, başını sevgiyle okşarken bile onlara aşırı temkinli yaklaşmaktadır. Oysa mesleği gereği, çocukları rahatça sevebilmesi gerekir. Ortam ve Öğretmenin İtibarı, bu hale gelmiştir.

   Öğretmenlerin öğrencilere yaptırım gücü de azaltılmıştır. Veliler ve öğrenciler, öğretmenlerin bu zayıf noktalarından faydalanmaktadır. Çocuklar gitgide çığrından çıkmakta, velilerin de baskıları ile öğretmenin eli kolu bağlanmaktadır. Öğretmenler, öğrencilere istediği  şekli verememekte, onları istedikleri  gibi yetiştirememektedir. Sonuçta  fatura da tekrar öğretmene kesilmektedir.

Özellikle ilkokul ve ortaokul öğretmenlerine uygulayabilmeleri  için, etkin disiplin ceza hakları verilmeli, sınıfta bırakma ve okuldan atabilme yaptırımları da gözden geçirilmelidir. Meslek, yukarıda saydığımız bu gibi olumsuz koşullar yüzünden gittikçe zorlaşmaktadır.

   Günümüz şartlarına istinaden, öğretmen, mesleğini severek değil parasal zorunluluk yüzünden yapmaya başlamıştır. Bu zamanın acı gerçeklerindendir. Öğretmenlik yıpratıcı bir meslektir. Buna karşın kanunen, yıpranma payı bile yoktur. Öğretmen ancak tatilleri ile biraz kafasını toparlayabilmektedir. Kendi çocuklarına bile gereken zamanı ayıramayan bu mesleğin mensuplarına, hak ettikleri tatiller bile  bazı kesimlerce çok görülebilmektedir.

Öğrenciler Ürün Öğretmenler İşçi Değildir

   Öğrenciler ürün, veliler müşteri ve öğretmenler de işçi değildir. Sistem bu şekilde işlememelidir. Bu sistemin götürüsü, getirisinden fazla olmuştur. Fabrika tipi örnekler, eğitim sistemine yakışmamakta olup, otomatizasyon  sonucu öğrenciler yetiştirilmemelidir.

   Bir de işin “eğitim şu’rası” boyutu var. Bu şuralarda oldukça önemli ve olumlu kararlar alınmakta ancak bir türlü uygulamaya  konulmamaktadır.

   Öğretmenlik sadece bu olumsuz yönlerden oluşmamaktadır. Öğretmenlerinin de vasıtası ile kendini yetiştiren, vatana –millete hayırlı olan öğrenciler, öğretmenlerinin mutluluk kaynağıdır. Özellikle ilkokul öğretmenleri  sınıflarına girdiklerinde, müthiş bir sevgi yumağı ile karşılaşmaktadırlar. Ortaokul ve liselerde de bu durumun değiştiğini zannetmiyorum.

   Günümüzde devletimiz, bu konuların bazılarına el atmış olup, bu da öğretmenleri ümitlendirmektedir. Unutulmamalıdır ki ; en üst kademe devlet adamlarından, en alttaki çalışan işçilere kadar, her birey öğretmenlerin ellerinde şekillenmektedir. Her açıdan mesleğin stratejik önemi aşikardır.

      Hz. Ali’nin bir sözü dikkat çekmektedir: “ Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum” . Bu manaya istinaden , öğretmenler mesleklerini  daha rahat icra edebilmeyi  istemektedirler. Eski zamanlarda bile, mesleğin öneminin doğru anlaşılması ve yorumlanması, hiç fazla söz söylemeye, gerek duyulmaması gerektiğini göstermekte.

5 YORUMLAR

  1. 1 harf için kırk yıl kölesi olunacak meslek ama velakin itibarsizlasti onların yetiştirdiği insanlar daha fazla saygı görür oldu ama insanlar bunu unuttu makama gelenleri öğretmenlerin yetiştirdiğini

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.