Hırsızlar köye dadandı Ne yazık ki Hırsızlar iş başında

6
107
Hırsızlar iş başında Şanlıurfa da
Hırsızlar köye dadandı Ne yazık ki Hırsızlar iş başında

Hırsızlar köye dadandı Ne yazık ki Hırsızlar iş başında

Ne yazık ki yine Hırsızlar iş başında ,Vatandaşların can, mal ve namus güvenliği konusunda memleketin idarecileri gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

Tabi Bu güvenliğin sağlanmasından önce, vatandaşları da bu konuda bilinçlendirmek gerekir.

Yaptığı her eylemin yok olmadığı, adeta bir kayıt cihazı ile kaydedildiği; öteki taraf ahirette hayrının veya şerrinin (kötü eylemlerinin) karşılığını göreceği konusunda bilinçlendirmeyi de yapmak da bu bağlamda önem arz eder.

Zira inanan insan; başkasına zarar vermeyi asla düşünmez. Cana kıymaz. Başkasının malına zarar vermeyi aklından bile geçirmez.

Bu manevi düşüncelerle devlet ve millet arasında güven sağlanır ve fertler sorumluluğunun farkında olarak topluma faydalı hizmette bulunur, böylece gerçek birlik ve beraberlik de sağlanmış olur.

Oysa ki Şanlı ecdadımız işte bunu toplum hayatında da başarmış ve arkalarında bizlere örnek almamız gereken pek çok güzel örnekler bırakmıştır.
Ecdadımız insanların can, mal ve ırz güvenliğini sağlamış, böylece güven ve huzur ortamı da hazırlamıştır.

Osmanlı da Emniyet ve Asayiş 

Osmanlı da Emniyet ve Asayiş gelecek olursak Ayrıca Osmanlı da ki emniyet ve asayişten bahseden yazarlar; emniyetin sadece başkent İstanbul’da değil; bütün şehirlerde hatta köylerde de aynı şekilde sağlandığını ve bunun milli bir görev olarak algılandığını

Bu başarının temelinde ise Müslümanların, Yüce Kitabımız Kur’ân-ı Kerim’in “kardeşçe geçinilmesi” prensibine uymalarının yattığını belirtmiştir.

O halde yetişen gençlerimize; başkalarına değer verme, saygı gösterme ve hizmet etmenin kendilerini yücelteceğini, bu güzel özelliğin da başta Allah’a ve inanılması gereken bütün kurallara inanmakla elde edilebileceğini, başta ailede olmak üzere bütün kurum ve kuruluşlarımızda, okul ve camilerimizde mutlaka öğretmeliyiz.

Böylece toplumumuzun içinde bulunduğu huzursuzluktan kurtulabilmesi için çok faydalı bir tedavi uygulandığı gibi, kişilere başta can, mal ve namus güvenliği olmak üzere, birbirlerinin haklarına saygı göstermelerinin önemi anlatılmış olur.

Zira, kişinin başkalarına saygı göstermesi, aynı zamanda kendisine saygı göstermesi demektir. Başkalarına değer vermesi kendisinin değerini artırması demektir.

Güvenlik, devletten sağlaması beklenen en önemli hizmetlerden biridir. Birçok farklı şekilde güvenliğin sağlanmasına dönük önlemleri almakla yükümlü olan, Anayasa’da amir hükümler olarak ifadesini bulduğu gibi, bizatihi devlettir.

Herkesin Anayasada güvence altına alınan temel hak ve özgürlükler bağlamında mal,can,ırz ve namus güvenliğine sahip olduğunu, bunları korumak için gerekli tedbirlerin alınmasının devletin temel sorumlulukları arasında bulunduğunu yukarıda kısaca belirttik.

Hırsızlar köye dadanmış durumda

Ancak, buna rağmen son zamanlarda artan hırsızlık olayları, vatandaşları bu konuda oldukça tedirgin etmektedir.Artık Hırsızlar Köye dadandı.

Ne yazık ki Hırsızlar iş başında Zira hemen hemen her gece, gece geç saatlerde (2-4 sularında) Şanlıurfa Bozova ilçe mahallemizde en az 3-5 evin açılıp soyulması buna örnektir.

Böylece vatandaşların büyük emeklerle yetiştirdiği başta fıstık olmak üzere, üretip geçimini sağladığı tarım ürünlerinin bir gece ansızın derin uykuda olduğu esnada çalınması sonucunda uğradığı mal kaybının yanı sıra Allah muhafaza telafisi mümkün olmayan can kaybının da olmasının muhtemel olduğunu düşündüğümüzde yaşanan tedirginliğin nedeni açıkça anlaşılacaktır.

Bu cümleden olarak en son Şanlıurfa ilinin Bozova ilçesi Sızan, Budaklı, Erişir, Tozluca ve Zivanlı Mahallelerinde bazı evler açılıp soyulmuştur.

Gereken tedbir alınmadığı taktirde mevcut gidişatın sonunun pek iyi görünmediğini söyleyebiliriz.

Bu durumda yaşanan hırsızlık olayları sonunda mal ( olası sıcak bir çatışma neticesinde can) kaybına sebep veriliyorsa, önce Allah nezdinde ki durumumuzu sonra da devlet ve bireyler olarak sorumluluğumuzu düşünmek ve bunun gereğini yapmak zorundayız.

Yüce Dinimizde Hırsızlığın yeri Yoktur.

Dinimiz açısından yapılan hırsızlığın doğru bir davranış olmadığı izahtan varestedir. Dolayısıyla bu konuda sorumluluğu olan devletimizin gereken tedbirleri alması zaten anayasal bir zorunluluktur.

2015 yılından itibaren İlçemizde hırsızlık olayları başladı ve maalesef almış başını gidiyor. Olaylar jandarma ve savcılığa intikal etmesine rağmen bu güne kadar herhangi bir sonuç alınmış değildir.

Bir gece bir mahallede her hangi bir evi açıp soyan hırsızlar, ertesi gece hiç çekinmeden ya aynı mahallede yada hemen yanı başındaki komşu bir mahallede mesleklerini (!) üstelik hiç utanmadan ve korkmadan icra etmekten geri durmuyorlar.

Bu durum akla olmadık şeyler getirmiyor değildir. Dolayısıyla bu olayları yapanlar kimlerdir? Nereden geliyorlar?

Neden Hırsızlar iş başında ?

Bu cesareti nereden ve kimden alıyorlar?

Bu işin sonu, neticede nereye varacak?

Mal ve Can emniyeti sağlanamadığı taktirde zaten zor durumda olan mahalle sakinleri malını mülkünü terk edip şehirlere mi göçecek?

Göç ettikleri taktirde muhtemelen yerleşecekleri şehir varoşları bu konuda daha güvenlidir denilebilir mi?

Bu soruların cevap bulması ve vatandaşların yaşadıkları tedirginlikten kurtarılıp her bakımdan güvenli bir ortama kavuşturularak huzur içinde yaşamlarını idame edebilmeleri için devletimizin mutlak surette bu olaylara el atması gerekiyor. Aksi taktirde bu olaylar önlenemez ve daha da artabilir…!

Bu bağlamda neler yapılabilir?

Akıl vermek gibi olmasın ama gece geç saatlerde devriye gezebilir, belirli yerlerde kontrol noktaları oluşturulabilir, geçici köy korucularından bu konuda yararlanılabilir veya her köyde/mahallede mobese kamera sistemleri kurulabilir.

Artık ne yapılacaksa elimizi çabuk tutmalı ve bu şebeke mutlaka çökertilmelidir..!

İşsiz Olmak

Alın Teri

6 YORUMLAR

  1. Hocam Osmanlıda taşralarda güvenligi genel olarak tımarlı sipahiler yapıyordu tımarlı sipahilerde devletin köylüye verdigi topragın karsılıgı olarak toprak sahipleri tarafından yetiştiriliyordu bunlar en küçük yerleşim merkezi köylerde bile vardı yani sizinde belirttiginiz gibi güvenlik sadece büyük sehirlerde degil en küçük yerleşim merkezlerindede olmalıdır.

  2. nasıl ki düşman uyumuyorsa hakikaten Hırsızlar iş başında onlarda durmuyor maalesef.Bir an önce bu duruma acil olarak önlem alınmalı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here