Dilsiz Kullar Alfabesi

0
120
Dilsiz Kullar
Dilsiz Kullar Alfabesi

Dilsiz Kullar Alfabesi

Her gün nicesine sevdiğimiz Dilsiz Kullar onlar. Her gün nicesinin acısını duymadığımız, dillerini bilmediğimiz dilsiz kullar onlar…

Birinin sevincini yaşamak zordur, menfaat ister. Kendisine miras kalan birinin sevinci, size dokunmadıkça mutlu olamazsınız. Ama üzüntüde durum biraz daha farklıdır.

Neye mutlu olduğunuzu seçebilirsiniz ama ; neye üzüleceğinizi seçemezsiniz. Aniden göz kızarır, yürek burkulur. Üzülmek, daha evrenseldir.

Siz gibi inansın veya inanmasın, partinize de oy vermediği gibi ittifakınızı da küçümsesin, üstelik insan olması bile şart değilken ; hatta canlı olması bile yetiyor acı eşiğinin deniz seviyesine inmesi. 

Acıyı seçemezsiniz, istediğiniz acıya üzülüp istediklerinizden vazgeçemezsiniz. Üzülmek için ölenin kimliğinin açıklanmasını beklemek gibi bir çirkinlik var buralarda ve bunu hiçbir fondoten kapatamıyor. 
-Buralar acıyı anlamayanlarla dolu-

Üzerine edebiyat yapılmış, afili cümleler sarf edilmiş bir merhameti sadece medyadan paylaşarak sorumluluğunuzdan kaçamazsınız. 

Dilsiz Kullar Suskun Kullardan Hakkını Alacak

Acı duymak, yaşanmışlık ve sorumluluk ister. 
Bir köpek için kasaba gidip kemik yalvarmamış iseniz, evdeki bir kıyafeti üşümesin diye gizlice almamışsanız, serserilerin elinden boğazına ince ip takıldığı için acı çeken bir köpeği alıp ipini kesmemişseniz, hepsinden öte her gün onlarcasıyla karşılaşıp Güven İhtiyacı adına bir şey yapmamışsanız bugün de yapmayın. Bugün burada yapmayın. Özelinizde yine gidip üzülebilirsiniz, 

Tabii ki üzülmek için bana soracak da değilsiniz ama ;
otobanda, parçalanmış bir canlıyı saatte 100 km hafızayla unuttuğunu da hatırlatmak suç olmasın lütfen. 
Şimdiye kadar evinizin önünde bir kap su koymamanız da cabası…

Olayı, tüm dünyadaki zülümlere bağlayacakken bakıyorsun ki benzer acılar konusu bile daha işlenmemiş duruyor. 

Birkaç söz de anne babalara ; 
çocuğunuz ördek yavrusu seviyor diye sürpriz yapıp aldığınız yavru, çocuğunuzun yaşı itibariyle henüz canlı kavramı tam oluşmadığı İçin boğdurulduğunda neden acı duymuyorsunuz? 

Çocuklarınız oyalansın diye aldığınız civcivler,  ihmalkarlığınız yüzünden kedilere yem olunca, Kaplumbağanız bakamadığınız İçin ölünce, Petshop’a emanet ettikleriniz bakımsızlıktan bitince….Uzayıp gidiyor. 

Kızdığınızda “ köpekkkk “ diye bağırmanız da cabası tabi. 
Çocuklar bunları nereden öğreniyor sanıyorsunuz ?

Evde yemek yapmayı bilmeyen kokonalara hediye ettiğiniz tavşanların balkonlarda, kolilerde önlerinde 1 haftalık maydanozların öylece durduğunu görünce, acınıza da inanası gelmiyor insanın. 

Sözün özü; 
Güvercini ölen çocuğun ziyaretine giden kim ise O’nun tüm canlılar ile ilgili dediklerine bir kulak verin. Boş verin merhamet eğitiminde edebiyatın yerini. çünkü o incitse de iyileştirmez hiçbir yarayı. 

Bi kulak verin dedim ya az önce, 
iki kulağınızdan birini değil yanlış anladınız yine…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.