Gerçek Müslüman Nasıl Olmalı

3
155
Gerçek Müslüman
Gerçek Müslüman Nasıl Olmalı

Gerçek Müslüman Nasıl Olmalı?

Gerçek Müslüman çehresi, son bir asırdır sorgulanmaktadır. Bu sorgulama bir türlü çözüme kavuşturulamamakta ve gerçek Müslüman tanımı, tam anlamı ile yapılamamaktadır. Aslında tanımlar var olup, gerçeklikleri sorgulanmaktadır.

Aşina olduğumuz bir büyüğümüz, yaklaşık bir asır önce, hala geçerliliğini koruyan,şu tespitte bulunmuş:”Hava öyle puslu ki, şeytan bile Müslüman mintanı giyiyor.” Bu saptama o günler için müthiş. Türk asker ve siyasetçisi Kazım KARABEKİR, o günün şartlarında bu sözü söyleyebilmiş.

   Biliyor musunuz, bu söz geçerliliğini hala koruyor. O kadar ki, dini inanç bakımından insanları tam anlamı ile tanımak, hala mümkün değil.

   Bir Japon atasözü de, Müslümanlık konusuna değiniyor olmasa da, Kazım Karabekir’i destekliyor nitelikte;“Pirincin içindeki siyah taştan korkma,beyaz olandan kork.”

   İnancını belli eden insanların bir sorun teşkil edeceğini tahmin etmiyorum. Çünkü onların her şeylerinin, aşikar olacağını düşünüyorum. Kanımca başka inanışlar için de bu böyle. İnançlarında net olan insanlar, belki dobra dobra olduklarından, sevilmiş ve sayılmışlardır da. Bulundukları kültürlere rahatça uyum sağlayıp, tehlike de oluşturmamışlardır.

   Böyle insanlar, zaman zaman karşımıza çıkarlar. Mesela, dini açıdan katı kuralları bulunan bir toplumda, yeni tanıştığım biri bana ateist olduğunu söylemişti.

Tamam, Müslüman toplumlarında ateist olmak, iyi bir şey olmayabilir; Lakin bunu söylemesi bile büyük bir cesaret ve netlik örneği bence. Ben de işin bu yönüne bakıyorum. Biz çok güzel bir dinin inananları olarak, bu kadar cesur ve net olabiliyor muyuz? Ben şahsen bu gibi, net insanları tehlikeli bulamıyorum.

Gerçek Müslüman Özünde İnançlı Olmalı

   Gelelim içimizdeki beyaz taşlara; bunları ayıklamamız çok zor. Bunlar İslamiyete ve Müslümanlara bayağı zararlar vermektedir. Bu tür insanların bizlere verdiği zararlar da ancak; savaş, kaos ortamı ve kriz gibi olağanüstü durumlarda anlaşılacaktır. Örnekler de çok çeşitlendirilebilir. Günümüzde bu örneklere çok rastladık. Hatta Konu ile ilgili İsveç’in İslamilik Endeksi adı altında Ülkemiz ne yazık ki Müslümanlığı yaşama konusunda 103. sırada yerini almıştır.

   Biz güçlü bir milletiz. Sosyal Sorumluluk göstererek İslamı özünde yaşamalıyız dahası O tür kişileri ayıklamak için, kenetlenmemiz ve sağlam bir duruş sergilememiz gerektiği kanaatindeyim. Ancak o takdirde, içimizdeki beyaz  taşlardan korunabiliriz. Bizim en büyük gücümüz, inancımızda saklı. Bu güçle dağları devirecek, yedi düveli yenebilecek kudretteyiz.

Ancak işin garip tarafı, milletçe en zayıf tarafımız da inancımız. Neden? Çünkü o konuda mantıksız hareket edebiliyor, çabuk dolduruşa gelebiliyor, yanlış yollara sapa biliyoruz. İnancımız ile mantığımız ve bilgimiz birleşmeyince, bu sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

Müslümanın Gerçekçi Olması Gerekir

   Müslümanlık günümüzde, gerek halkımız gerekse başka ülke halkları tarafından moda gibi algılanabiliyor. İslamiyeti özünde yaşamak yerine İslamdan Kültüre anlayışı ön plana çıkıyor. Bu takdirde imanımızın gerçekçiliği tartışılabiliyor. Şöyle ki, bu din ile alakası olmayan birçok kimse, İslamiyeti  benimsemiş gibi görünüyor. Bunu da, bu dinin etkinliğinin artmasına bağlıyorum. Bu kimselerin ortaya çıkabilmesi de, bu etki artışının, olumsuz bir özelliği gibi duruyor.

   Oysa Müslümanlık en başta bir itikat meselesi. Önce inanmak, öğrenmek ve gerçekleştirmek gerekiyor İslamiyeti.

   Eskiden eğlence toplantılarından çıkmayan, her türlü çılgınlığı yapabilen, insan toplulukları vardı. Bakacak olursak, şimdi bunların birçoğu ortadan kayboldular. Yurtdışına mı çıktı bunlar? Hayır, hala içimizdeler. Peki bunlar pirincin içindeki beyaz taşlar olabilirler mi? Bir kısmı belki ama hepsini de suçlamak yersiz olur. Bazıları, inançlarını hala sürdürüyor gerçekte çünkü.

   Son olarak İslamiyet’in üstün niteliklerinden sadece bir tanesinden bahsetmek istiyorum. İslamiyette çok hassas yapılar var ve bu şekilde ihtilaflar ortadan kalkabiliyor. Örneğin Hz. Muhammed’in (sav)bir resmi bile yok onu görmek için. Ben şuna bağlıyorum, bu hassas konuyu;

   Hz. Muhammed’in (sav) resmi olsa idi; bazılarımız onu, ’bir kısım büyüklerimize yaptığımız gibi’ putlaştıracaktık! O durumda İslamiyet’ten sapa bilecektik. Bence yasak olması, çok olumlu bir durum.

   Aynı  zamanda İslamiyet bu tip mantıklı inceliklerle dolu. Bilindiği üzere, bu inceliklerin bir çok sebebi de  var.

3 YORUMLAR

  1. İslamiyeti gerçekte yaşayabilmek imanın sağlamlığından olur. Şuna katılıyorum beyaz taşları ayıklamak lazım.
    Ama pirinçleri ayıklasak işimiz daha kolay olur.

  2. Pirincin içindeki beyaz taşlar hakkındaki saptamalarınız Çok doğru ancak bu arada siyah taşları da ıskalamayalım. onlar da zararlı. inançsızlık da zararlı bir şeydir, ne demişler “kork Allah’tan korkmayandan”!
    iki gözün görmediği bir yerde her şeyi yapabilir Bu insanlar çünkü hiçbir kısıtlayıcı değer yargısına sahip değiller.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.