Ölüm Mekanın Ferahıdır

1
62
Ölüm Mekanın Ferahıdır
Ölüm Mekanın Ferahıdır

Ölüm gelene kadar, Dünya denen şu beşikte, ninnilerle uyumaya devam et! Uyanınca bütün gerçekleri muhakkak ki er geç anlayacaksın.”

Öyle bir şey ki için, içine düşmüş, içinde ki sana küsmüş. Korkuların nedense dağları aşmış, yarmış ve sarmış. Kendinle yada kendi öz varlığınla beraber. Suların bulanıklığı kafanda alevler oluşturuyor. Bu yükü aciz bedenin yüklenemiyor. Ve sen berrak sular arıyorsun, en deruni arayışlarının içinde.

Halbuki sen zaten suyun berraklığı gibi berrak yaratıldın. En onulmazlara karşı , siper eyledin göğsünü ve gövdeni. Ancak nedense korkuyorsun bu gece seni ziyaret edebilecek dünyanın en güzel meleğinden.

Oysaki her şey ne kadar basittir  anlamlandırmayacak hiç bir şey yoktur ve varlığa büründürülen her şey anlam dolu bir mucizedir  korkmanı gerektirecek hiçbir şey yok. Bunlar derin ve korku dolu görünür sana ancak her gördüğüne dikkatle ve rikkatle baktığın an basitleşir ve anlam kazanır.

Sende bunu yaşıyorsun bu gece. Ve ölüm kokuyor içerin ve son şerbeti tadını almaktan ürküyorsun. Ancak, ki bilseydin, ki anlasaydın öyle olmadığını ne kadar muhteşem bir an yaşadığını anlayacaksın. O zaman gel birlikte dökelim kalemin cümlelerini yazdığı kadar yazalım, sildiği kadar silelim ki şu nakıs akıl sözün hakkını versin.

Bizdeki Ölüm mü? Ya da Hesap Korkusu mu?

Öncelikle ölümden evvel, bizleri korkutan ürküten, inciten neler olabilir ki… Bir bunu düşünelim.. Kırgınlık mı, haksızlık mı itaatsizlik mi vb. Yoksa ölüm mü yada hesap korkusu mu.? Bizce hepsinin toplamı eşittir ölüm olamaz.

Çünkü ölüm bu kadar korkuyu sağlamaz. Ölüm bu kadar korkutucu bir şey olsaydı her nefes kadar yakın olduğunu bile bile her gün titreyerek yaşardık. Ki öyle bir kabiliyeti yoktur. Zira  insanlar ölümden korkmaz düğün gününde…Ve hiç güzel olmasaydı ölür  müydü peygamber demezdi şair öyle değil mi..

Demem o ki ne ölüm nede ölüm meleği, onlar korkutmaz uyarır, uyandırır salim yola, selim bir  şekilde varmamıza yardımcı olurlar… İnsan hiç doğru yola iletenden sevk edenden kızar mı korkar mı, ürker mi…

Şimdi ölüm nasıldır diye bir soralım o zaman kendimize. Bizce çok masum, tatlı, sevecen, barışçıl ve gayet adalet sahibi bir mucizedir. Geçiş kapısı Ebet anahtarı yüce Mevla’nın fani alemde nasip ettiği en muhteşem yoldaş ve arkadaştır…

Hiç böyle düşünmedin değil mi..? İnanmıyorsan birlikte bakalım ona. Birlikte düşünelim birlikte anlayalım onu. Nasıl mı tam da böyle işte; Her gün, her nefes kadar yanında ve yakınında olduğu halde, bir gün daha, bir gün daha bir gün daha… Yani, seni, senden alandan şu fani alemin gafletiyle uğraştırıp  durandan muhafaza eyler, Seni yapmaman gerekenlerden alıkoyup, yapma der, etme, eyleme der. sana ilk sözünü hatırlatır, neden biliyor musun çünkü son sözünde inançlı ve imanlı bir şekilde çene kapatman için. Bundan daha güzel arkadaş olabilir mi..? Böyle bir arkadaş biz insanları  korkutabilir mi..?

Ölümde Adalet Vardır

İşte bu bakış ile baktığımızda birde bakıyoruz ki hem  dünyan için sana destek veriyor hem de ahirin için…

Sadece bu mu, daha bitmedi ki..?  Düşünsene bir, zengine eşit fakire eşit Tahta, taca eşit garip, gurebaya  eşit, Zalime, zulme eşit, mazluma müzlime eşit. Böyle bir mahluk önümüzde var iken ve böylesine adalet sahibi iken bu korkmalar nedendir..?

Bizce, biz ölümden korkmuyoruz. O zaman neden korkuyoruz..? Bizce, biz hesaptan korkuyoruz zira ibad olarak  ibadetlerimizi eksik ve umursamamadan yaşıyor olamaz mıyız ..Bunun temel sebebi bu olamaz mı..?

Peki ya olmasaydı ölüm. Hiç biter miydi şu fani ve gaddar dünyada zulüm..? diye bir soru soralım sana… Her (kes) yüzbinlerce yıl yaşasaydı, her yılda bir yaşını bir yere assaydı , var olsaydı bu fani alem nasıl bir hal alırdı bir sorsana kendine. Bir düşünsene ,bir akl etsene bunu..?  O zaman tamda burada ölümün belki de yaratılanlar arasında en büyük nimet olduğunu  anlayıp kabul etmek gerekecek. Ve iyi ki varmış dedirtecek.

O zaman ey insan olan arkadaşlarım ve bu yolda bu yola ,yolcu ve revan olan kardeşlerim ölüme hayret ve gıpta ile bakalım. Ya olmasaydı ..! cümlelerini her an aklımızda tutalım ki ölüme yapılan bu haksızlığa karşı duralım bir set çekelim ,sevmeyenlere  ve korkanlara sevdirelim ki ölümün varlığının kıymetini kıymetlendirelim.

Son sözüm eğer ölüm en büyük ayrılık ise ebedi kavuşmalar ne ile nasıl olacak…?

Erkam YILDIRIM

Tevhid Sosyal Adaletin Olmazsa Olmazı

İnsan-ı Ahsen

1 Yorum

  1. Çok güzel..dili hoş …
    Mantık örgüsü güzel..
    Ancak ölümün ağızımızın tadını bozan yanını inkar etmemeliyiz.
    Son nefesine yakın tercih hakkı sunulan efendiler efendisi,Refiki Alaya(Yüce dosta) demesine rağmen bir hadisinde bu gerçeği “Hayatınızın ağız tadını bozan ölümü sık sık anını”der.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz