Resim Sanatı Aşk ve Tutkudur

1
119
Resim Sanatı
Resim Sanatı Aşk ve Tutkudur

Resim Sanatı Aşk ve Tutkudur

Çocukluğumdan beri Resim Sanatı ilgimi çekmiştir. Lakin benim çocukluğumda resim okulda bile ders gözüyle görülmezken, meslek olarak yapılmasını beklemek hayal olurdu. Çevremde de  bu konuda bana idol yani örnek olacak kimse yoktu. Bırakın örnek alacak kimseyi, kırtasiyelere gidip renkli  boyalar, kağıtlar ya da tual  alacak imkan ve çeşit bile yoktu ……

Bende imkansızlıklar içinde resim aşkımı yüreğime göndüm. Ta ki 1998 yılında Paris’e gidene kadar. Pariste sanat ve resim aşkım yüreğimden yanardağ gibi tekrar fışkırdı. Dünyaca ünlü Louvre  müzesini aşk ve tutkuyla gezerken oradaki sanat eserlerine tablolara hayran kaldım. Meşhur Monaliza tablosu ile fotoğraflar çektirdim. Rafaelin tablolarına aşık oldum. İşte buydu, benim yıllarca içimde ki giz. Sokak ressamlarının olduğu montmartre  tepesine gittim. Orada ki amatör ressamları saatlerce izledim. İlk defa böyle bir şey gördüm resim çizen yüzlerce insan sokaklarda. Bende yapabilirim dedim, bende yapmalıyım  diye içimden haykırırcasına konuştum kendimle. Sanatın merkezine ayağımı sürdüm oradan İtalya ya geçtim orda da Mikelanjelo‘nun  Raffarlo‘nun eserlerine hayran kaldım.

Yaşam mücadelesinin verdiği zorluklardan dolayı uzun zaman yine askıda kaldı hayallerim. 2000 yılında fırsatlar ve hayaller ülkesi Amerika‘ya gitmem ile  sanatla yine karşılaştım. Saati 10 dolar olan sanat çalışmalarına uzaktan bakmak zorunda kaldım. Türkiye’de TL kazanıp  dolar  harcamak oldukça zordu çünkü.

Resim Sanatı Aşkımdı

2003 de ise Eskişehir’e döndüğümde ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladım. Doktorum kendini motive edecek bir şeyler yap, mesela resim çiz dedi. İçimde ki gizli aşkımdı, tutkumdu. Yeter artık dedim. Doktorumun yanından ayrılıp doğruca  Halk eğitim  merkezinin kapısını çaldım önce 2 yıl ahşap boyamaya gittim. Renkleri beynime iyice kazıdım. Hangi rengi karıştırırsam, istediğim rengi elde edeceğimi bulmak için. Daha sonra kara kalem, suluboya, guaj  boya ve yağlı boya tekniklerinin hepsinin dersini aldım.

Ülkemizde, yurt dışına göre  oldukça ucuz olan  resim ile ilgili tüm boyaları, teknikleri denedim. Hatta ahşap boyasında öğrendiğim boyutlu boyaları hocalarımın olmaz  dedikleri halde deneme yanılma yoluyla denedim ve mükemmel sonuç elde ettim. Gösterişli, parıltılı ,altın yaldızlı boyalar tuvale  ayrı bir hava  verdi.

Demek ki neymiş ;doğru bildiğinden şaşmamak gerekmiş! Yanlış da olsa denemek gerekirmiş! 

10 yıl resim, 2 yılda ahşap boyama olmak üzere 12 yıl boyunca  boya ve renk ile ilgili tüm dersleri aldım. 100 e yakın sanat eseri yaptım. Bir çok karma sergiye katıldım. Gezmeyi seven biri olarak bu sefer gezilerimi daha  bilinçli olarak müzeleri, sanat merkezlerini ,sergileri gezmeye başladım. Her sergi benim ufkumu açtı, her müze ayaklarımı yerden kesti, bana bir şeyler kattı.

İlk Kişisel Gelişim Sergim Beni Ben Yaptı

Resimlerin Sanatı
Resim Sanatının Tutkusu

Arkadaşlarımın ısrarı üzerine ilk kişisel sergimi 2 sene önce açtım. Sevenlerim bana bu konuda destek olurken, dost sandıklarım Güven ihtiyacımın karşılanması yerine sergiyi açmamı istemedi. Ne gereği var? Kime kendini ispat edeceksin? Ya da kaç tablo satacaksın ki? Yaptığın masrafa değecek mi? Vesaire vesaire gibi olumsuz konuşmalar beni oldukça üzdü ama beni de ben yaptı.

Tepebaşı belediyesinin Espark AVM’nin önünde ki Atilla Özer karikatür evinde yaptığım sergim 5-11 haziran ayında Ramazan ayına denk  gelince sergime kimse gelmez diyen bile oldu. 1 sene öncesi sergi salonuna müracaat edilen salonun mimari yönüne hayran kaldığım için illa da orada olsun istedim. Küçük, tuğla bina benim resimlerim ile resmen Şah’a kalktı. Sorunlara rağmen çok güzel bir organizasyon ile şimdiye kadar Eskişehir’de yapılmamış  sergiyi açtık. Trio müzikleri, kokteyl ve sunumlar ile kimse gelmez denilen sergiye oldukça büyük rağbet oldu. Açılışını ,Tepebaşı belediyesinin gülen yüzlü Başkanı Ahmet Ataç yaptı. Odunpazarı kaymakamımız Cemal beyin katılımı, sanat, siyaset ve iş dünyasının katılımı ile 1 hafta boyunca gece gündüz gerek medyada ,gerekse, basında gerekse tanıdık tanımadık herkesin gelmesi ile coşku içinde geçti. Satılmaz denilen eserler satıldı. Nü yani çıplak olarak görülen eserlerim sergilendi .“Resim de ayıp, yasak, günah olamaz.”

Yaşamın Renkleri Adlı Sergim Yaşama Bakış Açımdı

Yaşamın Renkleri adlı sergim de ki eserler beni, yaşama bakışımı sergiliyordu. Her bir resim bendim, benim içimde ki savaş, sevinç, coşku, hüzün, tutku, aşktı. Yaşamda ki kazanımlarım ya da kaybedişlerimdi. Bunu anlamak için bakmak ile görmek arasında ki nüansı yakalamak gerekiyor ya da empati yapıp benim yerime kendinizi koymanız gerekir. Sanattan anlamayan kişilere ise konuşmaya bile gerek yok.

Yazmak, çizmek ve gezmek benim dünyam bu muhteşem üçlüyü seviyorum beni ben yapan özellikler bunlar .

Geçen sene 29 ekim de Bulgaristan’ın  Burgaz şehrine  başkonsolosun davetlisi olarak Eskişehir’den 5 ressam ile birlikte 1 haftalığına Cumhuriyet Balosu ve Resim Sergisi olarak davet edildik. 95 yılda ilk defa gerçekleşen sanat ve siyaset buluşmasında önemli hocalarımız ile birlikte olmak, ülkemizi, sanatımızı temsil etmek  benim için onurdu.

Sergimiz Bulgar basınında ve televizyonlarında geniş yankı yaptı. Sanata ve sanatçıya verdikleri önemi bizlere gösterdikleri ilgi ile gösterdiler. Sergimize Bulgaristan’ın üst düzey sanatçı, siyasetçilerinin yanında İngiliz kraliçesinin taç taktığı son şövalye bile gelip bizi onurlandı. Bizleri şatosuna götürdü, gezdirdi. Bizlerle bir arkadaşı gibi samimi şekilde ilgilendi, gezdi, yemek yedi. Böylesine güzel ve onur verici davranış karşısında  tabiri caizse ayaklarımız yerden kesildi. Nasıl olmasın? Ülkemizde sanata ve sanatçıya değer verilmezken yurt dışında kraliçeler  gibi ağırlandım.

Sosyal Medya Kullanımı ile bir çok kişi resime merak saldı. Kurslara yazıldı. Resime olan ilgi artı, aileler çocuklarının resime yönelmesi için benden yardım istedi. İyi yönde örnek olduğum için çok mutlu oldum, inanıyorum ki gelecekte sanata ve sanatçıya karşı ilgi daha da artacak.

Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi, bir yiğit bir memleketi kurtarır. Bende diyorum ki bir fırça güzelliklere açılan kapıdır, resim sanatı ile uğraşan kişi kötülüklerden uzak kalır. Çevrenizi güzelleştirir! hani derler ya “siz hiç ressam tanıdınız mı? Çünkü ressamlar güzel insanlardır…

Kemal Sunalı Anlamak

1 Yorum

  1. Tolstoyun bisikleti diye bir kavram var.tolstoy bisiklet sürmeyi 67 yaşında öğrenir ve hiçbirşey için geç değildir demektir.tolstoydan daha küçük yaşta öğrenmişsiniz vazgeçmemişsiniz.Örnek olmasını dilerim iyi çalışmalar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.