Teknolojinin Esiri mi Oluyoruz

0
79
Teknolojinin Esiri Sosyal Medya
Teknolojinin Esiri mi Oluyoruz

Teknolojinin Esiri mi Oluyoruz?

   Yaşamamız gereken (doğru olan) hayat ile yaşadığımız (olağan dışı, bizi yansıtmayan) hayat çakışınca,  mutsuzluk kavramı da çok şiddetli bir şekilde bize tesir eder oldu.

   Teknolojinin bize kazandırdığı güzellikleri ve kolaylıkları yerinde kullanıp geri çekilmemiz, aslolan hayatımıza dönüp, robot gibi değil de insanlığın gerektiği gibi yaşamamız gerekirken bunun tam tersini yapıyor oluşumuzun, mutsuzluğumuzda çok büyük katkısının olduğu kanaatindeyim. 

   Mesela sosyal medyada boşu boşuna harcanan zamanlar, hipnotize eden telefon veya bilgisayar oyunları, hiçbir edebi ve manevi değeri olmayan basit şarkılar, mizah anlayışımızı körelten, dilimizi bozan, argo ve küfürü olağan gibi gösteren sözde komedi filmleri.

Tüm bunların bize maddi ve manevi anlamda ne kadar zarar verdiğinin farkında mıyız acaba? Sorgulama yetisini kaybetmiş, hayatın içinden sanki sarhoşmuşuz gibi geçer olduğumuzun farkında mıyız? Sağduyumuzu kaybetmiş, vicdanlarımızı köreltmiş, hatta güzel hissin ne olduğunu unutacak kadar robotlaşmış olduğumuzun farkında mıyız?

Teknolojinin Esiri Olmayın Teknolojiyi Emrinizin Altına Alın

    İnsanoğlunun kendi beyni ve ellerini kullanarak yaptığı icatların onları esir alması ne büyük paradoks değil mi?

Bir düşünsenize televizyon mesela ne büyük bir canavar! Dizilerdeki hayatlar, karakterler, yaşam tarzları, bilinçaltımıza gönderilen resimler, beynimizi hipnotize edip boş bir samana çeviren ve aslında bizim farkına bile varamadığımız sübliminal mesajlar…

Evet bunlar, tüm bunlar bizi biz olmaktan çıkarıyorlar. Düşünemiyor, üretemiyor, hissedemiyor, pozitif enerjiye, huzura, küçük mutluluklara, samimiyete, tatlı dile, güler yüze, manevi hiçbir reçeteye, kanaate, şükre, sabra, acıya, hastalığa, insani hiç ama hiçbir şeye kapımızı açamıyoruz.

Okumuyoruz! Okumadığımız için anlamıyor, anlamadığımız için hissetmiyor, hissetmediğimiz için ne huzur alıyoruz, ne de güven satıyoruz. Ama sahte fotoğraflar servis ediyoruz sosyal medyada, çarşaf çarşaf yalanlarla doluyor satırlar. Yaşadığımızı yazmıyor, inandığımızı yaşamıyoruz…

     Mutsuzluktan, cahillikten, acıdan, geri kalmışlıktan şikâyet eden bir toplumun, tüm bunların sebebini araştırmaması, önlem almaması, okumaması, beynini, ferasetini ve ruhunu geliştirmek için çabalamaması çok büyük bir paradoks değil mi?

    Değiş, değiştir, geliş, geliştir, uyan, uyandır, sev! Severek dünyayı ve yürekleri güzelleştir. Koş yakala özünü, madde sana değil, sen âleme dinlet sözünü! Hadi…

Fazile AŞAR AYDINALP

Günümüzün en büyük sorunu iletişimsizlik

Filistin sorunu ve Samimiyetimiz

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz