Osmanlı Döneminde Yaşanan ilginç Olay Halat Efendi ile Bekri Mustafa

1
61
Osmanlı Döneminde Yaşanan ilginç Olay, Osmanlı Dönemi
Osmanlı Döneminde Yaşanan ilginç Olay Halat Efendi ile Bekri Mustafa

Osmanlı Döneminde Yaşanan ilginç Olay Halat Efendi ile Bekri Mustafa

Osmanlı Döneminde Yaşanan ilginç Olay denilince Aklımıza gelen hadiselerden biride Halat Efendi ile Bekri Mustafa olaylarıdır.

Osmanlı Padişahı II. Mahmut devrinde Halet Efendi adında oldukça nüfuzlu biri yaşamıştır.

Zalim ve bir o kadar da aç gözlü  biri olan Halet Efendi, kendi nüfuzunun devam etmesi için ortadan kaldırılmasında fayda görüp gözüne kestirdiği kimseleri kandırır, onları Sarayın hatta Padişahın yakınına kadar sokmayı başarırdı.

Bunu yaptıktan sonra da çevirdiği entrikalarla onları Padişahın gazabına uğratıp kurbanını bizzat kendi elleriyle cellada teslim ederdi.

Su testisi su yolunda kırılır derler ya hani, işte aynen verilen bu misal gibi Halet Efendinin hayatı da başının kesilmesiyle son bulur.

Hayattayken onun korkusundan konuşamayanlar, Halet Efendinin ölümünü fırsat bilip harekete geçtiler ve kimin yazdığı bile bilinemeyen sözler, hayatı Halet Efendininki ile  bir nevi benzeyenler için, nesilden nesil e  bugünlere yani günümüze kadar söylenegeldi;

“Ne kendi eyledi rahat, ne halka verdi huzur;
Yıkıldı gitti cihandan, dayansın ehl-i kubûr.”

Yani bu dünyada ne kendisine rahat vardı ne de halka rahat vardı. Bu dünyadan yıkıldı gitti, böylece dünyadakiler belki rahat eder amma bu kez kabir ehli dayansın, dayanabilirse tabi ki…

Osmanlı Döneminde Yaşanan ilginç Olay BEKRİ (İÇKİCİ) MUSTAFA

Atalarımız boşuna dememiş; Bekri Mustafa, Ayasofya’ya eğer imam olmuşsa varın gerisini ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim…!

Bu sözün kıssası ise kısaca şöyledir: 1593-1634 yıllarında Sultanahmet’de doğup büyüyen Bekri Mustafa adındaki biri, kendini genç yaşında içkiye vermiş, gece gündüz demeden sürekli içtiği için Bekri (içkici) Mustafa namıyla ün yapmış ve daha 41 yaşında iken ölmüştür.

Bekri Mustafa’nın meşhur imam olma hikayesi ise şöyledir:

Bekri Mustafa, bir gün Küçük Ayasofya Caminin önünden geçmektedir. O sırada musalla taşında bir tabut vardır. Ama namazı kıldıracak imam bir türlü bulunamamaktadır.

Cemaat, beklemekten oldukça sıkılmıştır bu arada. Dolayısıyla o sırada başında kavuğu, sırtında cübbesiyle oradan geçen Bekri Mustafayı imam zannederek kendisine namazı kıldırmasını söylerler.

Bekri, hayır, ben imam değilim dese de, onu dinlemeyip zorla öne geçirirler.
Bekri Mustafa, cenaze namazını kıldırır. Sonra tabutun örtüsünü açıp ölünün kulağına bir şeyler söyler.

Cemaat, ölüye ne söylediğini merak eder.
Bekri Mustafa gülerek şöyle der: Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun. Eğer orada, bu dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa Ayasofya’ya imam oldu dersin. Onlar durumu anlar…!

Hikaye böyle de…
Peki, ben bu iki anekdotu neden anlattım?
Çünkü Halet Efendiler çekilince sanırım ortalık Bekri Mustafalar ile doldu…!!!

 

Yüzyıllık Hasret ve ikinci Abdülhamid Han’ın Hayatı

İstanbul’un Fethi

 

 

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here