Pisagor

5
359
ünlü matematikçilerin hayatları

Pisagor (495-570)

indir_mini

 

Pisagor M.Ö 495 yılında Dilek Yarımadasının karşısında bir ada olan Sisam adasında doğmuştur.

İyonlu filozof,matematikçi ve pisagorculuk olarak bilinen akımın kurucusudur.

SAYILARIN BABASI olarak bilinir.Pisagor ve öğrencileri her şeyin matematikle ilgili olduğuna, sayıların nihai gerçek olduğuna, matematik aracılığıyla her şeyin tahmin edilebileceğine ve ölçülebileceğine inanmışlardır.

Kendisi,filozof,yani bilgeliğin dostu olarak adlandırılan ilk kişiydi.Pisagor,düşüncelerini yazıya dökmediği için onun hakkında bildiklerimiz öğrencilerin yazılarında anlattıklarıyla sınırlıdır.Pisagora atfedilen bir çok eser gerecekte onun öğrencilerinin de olabilir.

Yüzük taşı yapımcısı Mnesarkhosun oğludur.İlk eğitimi doğduğu adada aldı.Ticaret için babasıyla farklı şehirlere gitti.Tales’in öğrencisi oldu. Tales, Pisagorun daha iyi gelişmesi için Mısıra gitmesini istiyordu çünkü Mısır, dönemin matematikte öncü ülkesiydi. Yurdundan ayrılarak Mısıra geldi. Antiphonun “Erdemde Sivrilenler Üzerine” adlı eserinde söylendiğine göre, Mısır dilini öğrendi. Daha sonra Sisam adasına geri döndüğünde yurdunun tiran Polykratesin baskısı altında olduğunu görünce İtalyanın güneyindeki bir Yunan kenti olan Krotona gitti. Burada efsanevi şarkıcı Orpheusun kurduğu Orfeusçuluğun etkisinde gizli dinsel bir topluluk kurdu. Krotonda kurduğu bu topluluk siyasi bir rol de üstlenmişti. Topluluktakiler kendilerini matematikçiler mathematikhoi olarak adlandırıyorlardı. Bunlar okulda yaşıyorlardı ve kişisel hiçbir şeye sahip değillerdi. Ruh Göçü öğretisi etkisinde et yemiyorlardı. Komşu bölgelerde yaşayan öğrencilerin de okula katılmalarına izin veriliyordu. Bu öğrenciler ise dinleyiciler akousmatikhoi olarak adlandırılıyordu. Matematikçilerin tersine dinleyicilerin et yemelerine ve kendi eşyalarına sahip olmalarına izin vardı.Topluluk hem bir okul hem de bir kardeşlik derneği gibi işlev görüyordu. Pisagorun öğrencileri kendilerini Pisagorcular olarak adlandırıyorlardı. Pisagorcuların iki yüz yıl sonra Öklidin “Öğeler” adlı eserinde yazmış olduğu aksiyomatik geometrinin başlangıcında etkileri olmuştur.
Pisagorcuların çiğnenmesi halinde cezanın ölüm olduğu bir sessizlik kuralları vardı. Çünkü bir insanın sözlerini genellikle dikkatsizce söylediğine inanıyorlardı ve bir insan eğer ne söyleyeceği konusunda şüphe duyarsa susmalıydı. Diğer bir kural ise acısı çoğalırken bir adama acısını unutması konusunda ısrar etmemekti, çünkü kaygısızlığı desteklemek büyük bir suçtu. Ayrıca Pisagorcular biri evden çıktığında öfke onun uşağı olmasın diye geri dönmemesini söylerlerdi. Bu aksiyon onlara matematik, tanrı ve evren hakkında hiçbir şeyi öğrenmemenin yine bunlar hakkında çok az bir şey bilmekten daha iyi olduğunu anlatıyordu.
Pisagorcular ikiye ayrılıyordu: Matematikçiler ve Dinleyiciler. Matematikçiler daha detaylı bir eğitim görürken, dinleyiciler Pisagorun yazılarının özetlerini duyabiliyorlardı. Dinleyicilerin Pisagoru görmeye ve tapımın sırlarını öğrenmeye izinleri yoktu. Genelde davranış kurallarını ve erdemi öğreniyorlardı.
Pisagor, kadınların bir eşya gibi görüldüğü ve işlerinin sadece evi yönetmek olduğu bir zamanda onların toplulukta eşit şekilde çalışmalarına izin verdi. Orfeusçu tapımın üyesi olan Brontinusun kızı ve Pisagorun eşi olan Theano da bir matematikçiydi.Pisagor M.Ö 570 yılında hayata gözlerinin yummuştur….

5 Yorumlar

CEVAP VER