Örf ve Adetler Hakkında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar

2
369
Örf ve Adetler
Örf ve Adetler Hakkında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar

Gelenek Örf ve Adetler bir toplumu her zaman geliştirir mi? Toplumların gelenek örf ve adetleri her zaman toplumun yararına mıdır?

       Gelenek örf ve adetler pozitif hukuk kaynakları arasında yer alır, hukuk kuralları gibi maddi yaptırımı yoktur ancak manevi boyutta yaptırımı olan, uygulanması için kamu gücü ile desteklenmeyen, uzun  yıllardan beri süregelen, herhangi bir yerde yazılı olmayan toplumun vicdanında doğan sosyal düzen kurallarıdır.

Yeryüzündeki toplumları incelediğimizde birbirine zıt veya birbirine benzer gelenek örf ve adetlerin olduğunu görebilmekteyiz. Bu gelenek ve göreneklerin bazıları öyle çok benimsenir ki yazılı kanun halini alırken bazılarının da toplumsal düzene verdiği zararlar nedeni ile kanun maddeleri veya ilahi kanunlar tarafından yasaklanması sağlanmıştır. (örneğin kur’an-ı kerim in inmesi ile Arap kültüründeki bazı adetler onaylanmış bazıları yasaklanmıştır).

Bu yazımız da genel olarak Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu da özel olarak Şanlıurfa da süregelen toplum vicdanında zedelenmelere yol açan taziyelerini bildirmek için gelen misafirlere  ikram edilen yemeklerin gereksizliği üzerine olacaktır.

        Şanlıurfa da bir yakınınızı kaybettiğinizde akraba, eş, dost  size taziye  ziyaretlerinde bulunur, ölmüş insana dua edilir, acılarınızı paylaşır, sabır, metanet ve başsağlığı dilerler.

Belediyelerimizin bir hizmeti olarak hemen her mahallede taziye evleri açılmıştır, yakınlarını kaybeden insanlar taziyeleri bu evlerde kabul ederler. Taziye evlerinin temiz kalması düzenli olması ve  gerektiğinde her zaman kullanılabilir halde tutulması amacıyla genelde mahalle muhtarlığının idaresine verilmiştir.

Gelenek, Örf ve Adetler İle Şanlıurfa Taziye Kültürü

        Şanlıurfa da ve çevre illerde taziyeye gelen insanlara öğle ve akşam vakitlerinde yemek ikram etmek neredeyse zorunlu bir gelenek halini almıştır.

Bu gelenek ilk başta güzel bir gelenek gibi görülebilir ancak taziye sahibi aile gelen insanların karınlarını doyurmak için çaba sarf etmekte yakının kaybetme acısı bir yana daha da yorulmakta, acısını doğru dürüst yaşayamamaktadır.

Taziye sahibi kendi acısını düşünmek yerine yemeği kim yedi kim yemedi diye zor durumlara düşmektedir.

Büyüklerimiz anlatırlardı çok eskiden taziyeye gelen insanlar taziye sahibi insanların yaşadığı acının yanında birde yemeklerle uğraşmasın diye taziye sahiplerine yemek yapıp ikram ederlermiş ama şu anda durum tam tersi bir hal almıştır. Bu durum yepyeni Toplumsal Sorunları beraberinde getirmiş.

Taziyelerde Yemek Kültürü Yas Tutan Aileye Bir Yük Getiriyor

      Taziyelerde yemek ikram etme geleneğini incelediğimizde; yas tutan aileye maddi bir külfet de yüklemektedir.

Kabaca bir maliyet hesaplaması yapacak olursak; 3 gün bir taziye evini kiralamak (taziyeler genelde 3 gün sürer) 4 ile 5 bin TL arasında değişiyor, 3 gün iki öğün yemek ikram etmek (genelde bu ikramlar lahmacun ve kebap türleri olmaktadır) 15 ile 20 bin TL arasında bir meblağ tutar, bir taziyenin toplam maliyeti 20-25 bin TL arasında değişmektedir.

Bu da bazı ailelere maddi külfet doğurmakta hatta bazı insanlar bu tutarı karşılamak için bankalardan kredi çekmekte bazıları bindiği arabayı satarak oluşan maliyeti karşılamaktadır.

Toplumun bir kesimi taziye de ikram ettiği yemek üzerinden yarışmakta bu yarış da insanları imkan olsun veya olmasın bu ikramları yapmak zorunda bırakmaktadır. Bu tür davranışlar sosyal düzeni, insanlar arasındaki ilişkileri ve samimiyeti geriletmektedir.

      Taziye evlerinde illa ikram yapılacaksa Dünya’nın en güzel içeceği su ikram edilmelidir. Bütün bunları dillendirdiğimizde; il dışından misafirlerimiz gelir onlara yemek vermeyelim mi? Ölmüş yakınımız için sevaptır gibi itirazlarla karşılaşırız.

Türkiye de nereye giderseniz gidin her yere 2 saatte varırsınız dolayısıyla taziyeye gelmeden önce insanlar karınlarını doyururlarsa bu tür itirazlar da anlamsız hale gelecektir.

Ölmüş yakınımız için sevaptır düşüncesi de İslam dinine göre yanlıştır çünkü;  “insan için ancak çalıştığı vardır” (necm suresi 39) ayeti bu durumu çürütmektedir.

    Bütün bunlardan anlaşılıyor ki taziyelerini bildirmek için gelen insanlara yemek ikram etmek geleneği toplumu iyileştirmemekte, geliştirmemektedir. Olumsuz yönde sosyal düzeni bozmaktadır.

Şanlıurfa da başta valilik ve müftülük olmak üzere belediyeler, sivil toplum kuruluşlarını ve tüm halkı bu geleneği kaldırmak için çalışma yapmaya davet ediyorum.

Mutluluk Ve Huzurun Anahtarı

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.