Taşan Nil nehrinden Geometrinin Doğuşu

0
27
Geometrinin Doğuşu için Euclid'i (Öklid) anmamız gerek.
Taşan Nil nehrinden Geometrinin Doğuşu

Taşan Nil nehrinden Geometrinin Doğuşu

Geçen yazımızda sayıların nasıl bulunduğunu sayma sayılarından reel sayılara kadar kaba hatlarıyla anlatmıştık.Yine ihtiyaca binaen geometrinin başlangıcı ( Geometrinin Doğuşu) içinse rivayet edilir ki ;

yağış mevsiminde bazı dönemlerde aşırı yağış alan Nil nehri havzası nehirde taşkınlara sebep olup nehir kenarında tarım yapan yerli halkın Taşan Nil nehrinden sular çekildikten sonra tarla komşularıyla sınır problemi nedeniyle devlet görevlilerinin ölçüm ve çizim yapmaları ve sınırları belirlemeleri Geometrinin Doğuşu sayılır.

Yapılan çizimler ideal geometrik şekillere gebe olup buradan üçgen, dörtgen, … gibi Çokgenlere buradan da düzgün Çokgenlere uzanan bir yolculuk başlamıştır.

İnsanoğlu günlük hayatta karşılaştığı problemlere çözüm üretirken elde ettiği verileri durumları üstü üste koyarak kümülatif bir birikim elde eder ki, bu birikim nedeniyle her aynı ya da benzer durum için tekrar en başa gitmeye gerek kalmadan var olan bilgilerden faydalanarak daha kısa sürede çözüme ulaşılır.

Geometrinin Doğuşu için Euclid’i (Öklid) anmamız gerek.

Antik Yunan’da ders veren Öklid günümüzden 2500 yıl kadar önce kendi adıyla bilinen 5 postulat (temel-aksiyom) oluşturup günümüzde halen kullanmaya devam ettiğimiz düzlem geometriyi oluşturmuştur.

1800 li yıllara kadar sadece bir tane geometri olacağı varsayılırken Öklid’in postulatlatında oynama yapılarak farklı kabuller için farklı geometriler olabileceği fark edildi.

Yaklaşık 200 yıl kadar önce Riemann 5. Postulatı değiştirerek küresel geometriyi yine Lobachevsky 5 numaralı postulatı değiştirerek kendine has bir başka geometri oluşturmuştur.

Bu Geometriler de farklılığı göstermek adına, normalde kullandığımız düzlem Geometrisinde üçgen iç açılar toplamı 180 dereceyken; Riemann geometrisinde 180 dereceden büyük,Lobachevsky geometrisinde ise 180 dereceden küçüktür.

Meraklı araştırmacılar da bu postulatlarla oynayarak kendilerine ait geometri oluşturabilirler.

Takvimler 1600’lü yıllarda iken Rene Descartes isimli Fransız matematikçi ise konuya farklı bir açıdan yaklaşıp Geometri ile matematiğin daha açık bir bağla bağlandığı analitik geometriyi geliştirmiştir.

Artık verilen şekilleri Kartezyen koordinat sisteminde matematiksel denklemlerle ifade edip bu denklemlere uygulanan işlemlerle uzunluk, açı gibi sentetik yöntemlerle bulunabilen hesaplamalar matematiksel yöntemlerle de bulunabilir hale gelmiştir ki burada bulunan eğim türeve ve intagral ile can suyu vermiştir.

Konu başına dönerek noktalayalım,
Yapılan araştırmalara göre insanlığın 1900lü yıllara kadar olan toplam bilgi birikimi 1900 ile 1950 arasında üretilen bilgiden daha az olup bu katlanarak artma (Üstel artış) gittikçe daha da artan bir şekilde devam etmektedir.

Bilgiden ve bilimden ayrılmamanız dileğiyle, esenlikle kalın

Bekir Sıtkı BİLGİ

Çakıl taşları ile saymanın temel ilkesi atıldı

MATEMATİK GÜNDEMİ

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here