Türkiye’de Kadın Olmak ; Kızlar Okumalı mı ?

3
65
Dünya da ve Türkiye'de Kadın Olmak için
Türkiye'de Kadın Olmak ; Kızlar Okumalı mı ?

Türkiye’de Kadın Olmak ; Kızlar Okumalı mı ?

Türkiye’de Kadın Olmak bir yana  bütün dünya coğrafyalarında oldukça zor bir durumdur. Türkiye’de Kadın Olmak sadece bir cinsiyet meselesi değildir. Kadın aynı zamanda birçok kavramı içerisinde barındıran, sorumluluk yüklenen bir varlıktır.

Kadın olmanın makus bir talihi vardır. Bu dünyada aynı olduğu gibi değişiklik gösterebilmektedir. Bazen bu değişiklik ülkeler arası olsa da şehirden şehre hatta mahalleden mahalleye de değişiklik gösterebilmektedir.

Bir kadının iki yaşamı vardır. Nasıl ki her bireyin, her  çocuğun anne babasını seçme özgürlüğünün olmaması ve bu durumu kabullenmek zorunda olması ve kabullenişi gerekli ise bu kız çocukları için de aynıdır.

Ama kız çocukları için belli bir süre bu şekilde devam edebilir fakat daha sonra makûs talihini kendi eli, çabası ile yenebilir.

Nasıl mı? İşte; bir kız çocuğu fakir bir ailede doğabilir. Eğitimsiz bir ebeveyne sahip olabilir. kötü bir anne babaya, bütün kötü alışkanlıklara sahip bir anne babaya sahip olabilir. bu onun tercihi değildir. Bunu yaşamak zorundadır ama bir yere kadar. Peki nereye kadar,nasıl?

Kız çocukları doğdukları andan itibaren yüklenilmiş misyonları vardır ne yazık ki! Bunlar anneye ev işinde yardım, bulaşık,temizlik, yeni doğan kardeşe bakıcılık, babaya getir götür işleri vesaire.

Kızlar Okumalı mı ? Okuması için neler yapmalı?

eğer kız çocuğu kendisine biçilen bu hayatı yaşamaya devam eder ve bundan memnun kalırsa onun için hayat bu şekilde devam eder ama eğer bunlara devam ederken okul yolunda da gider masada dirsek çürütür, okul yolunda ayakkabı eskitir se makus talihinin üstesinden gelebilir.

Türkiye’de kişiye biçilen yaş ortalaması 72 dir. Bir kız çocuğu baba evinde kaderi ile lise çağına kadar yaşar. Yani bu dönem ortalama 17 yaşları civarıdır.

Eğer kız çocuğu okul okumaz ise ilkin kendisine biçilen bir hayatı 17-18-19-20 yaşları sonrasında koca evinde devam ettirecektir. Yani ömrünün 17 yaşını baba evinde 55 yılını da koca evinde bu şekilde devam ettirme ihtimali yüksektir.

Hem de kendisi okul okumadığı için hayatını birleştireceği, karşılaşacağı koca adayları da muhtemelen (nadir istisnalar) kendisi gibi ilkokuldan terk insanlardır.

Gidip ömrünü bir adama (babasına benzer) verecek. Şansına kim çıkarsa çünkü bu evliliklerin bir çoğu kız çocuğu sosyal yaşama katılmadığı için eş seçimini kendisi yapamamakta onun adına eşinin kim olması gerektiğine bir başkası karar vermektedir.

(komşu, hala, baba, teyze, arkadaş) yani bir bakıma başkasının verdiği beğendiği, bulduğu ama kızın bulmadığı beğenmediği biri ile hayatını bileştirmek zorundadır. Çünkü başka çare yoktur.

Okumamış birinin kendi ayakları üzerinde duramayan birinin tercihlerini de kendisi yapamamaktadır. Ve sonra iki kişi için ekonomik,sosyal, kültürel sıkıntılar baş gösterir.

Anlaşmasızlıklar belki de kadının hayatını çekilmez bir hale getirebilir.

Fakat bir diğer bakış açısı şu şekildedir kız çocuğu babasının ailesini her türlü durumunu çekebilir. Bundan rahatsızlık duyabilir. Ekonomik olarak büyük yokluk duyabilir ama bir şansı vardır okumak.

eğer okul yolunda ayakkabı çürütür. Masada dirsek çürütürse baba evinde ekeceği çile bir yaşa kadardır ondan sonra kendi ayakları üzerinde durup eş-iş seçimini kendisi yapıp 50 kadar yıl bir huzur ve keyif içinde kendine ekonomik,sosyal, kültürel açıdan denk biri ile ömür sunabilir.

Tüm bu durumlardan hareketle Kızlar Okumalı mı ? sorusuna vereceğimiz cevap kuşkusuz EVET dir.

EBEVEYNLERE VE KIZLARINA TAVSİYELER

Şimdi kızlar baba evinden kurtulmak başka biri ile evlenmekle değil okumakla olur. Çünkü evlenmek bazen bir kurtuluş değil bir azaba dönüşebilir.

İlk hayatınızı kendiniz seçemezsiniz belki ama ikinci hayatı seçmeniz için size bir fırsat verilmiştir. Bu da okumak, meslek edinmektir.

Babalar anneler için de aynı durum geçerlidir. Kız çocuğunu okutmayıp sonradan eşi ile evlilik ile başlayan hayatından şikayet eden ebeveynlere de en büyük görev ve sorumluluk onları erken yaşta koca sahibi yapmak değil onları kitaplarla buluşturmak ve okumalarına fırsat vermektir.

Hangi anne baba  çocuğu yokluk,sıkıntı çekerken şiddet görürken, aç yatarken rahat edebilir. Başını yastığa rahat koyabilir.

Bu sebeple eğer sizde çocuklarınızın mutlu, huzurlu, kendinden emin, üretken, faydalı bir çocuk olmasını istiyorsanız onlara destek verin çocuklarınızı (kızlarınızı) okutunuz. Onları sefilliğe, cahilliğe teslim etmeyiniz.

Türkiye’de Kadın Olmak ; Kızlar Okumalı mı ? yazımın sonuna geldik. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sizlere sağlık,mutluluk ve esenlikler dilerim.

 

Harran Üniversitesi Birecik Meslek Yüksekokulu Pazarlama ve Reklamcılık Programı

Halkla İlişkiler ve Tanıtım Program Başkanı

Yrd. Doç.Dr. Hasan ÇİFTÇİ

mrhtcftc@gmail.com

 

Kadınlara şiddet ve zulüm

Kadın Hakları Nerede

3 YORUMLAR

  1. Bence kadınlar okumalı bana göre kadındaki tecrübe başarı erkeklerden fazladır.bunu bir kız bayan olarak söylemiyorum kesinlikle. Ama öyle şimdi ilk okullara bakarsak erkeklerden daha çok bayanlar okumayı severek yapar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here