Türkiye’de Mesleki Eğitim

0
144
Türkiye’de Mesleki Eğitim

Türkiye’de Mesleki Eğitim

 

Ülkemizde mesleki eğitim bir türlü istenilen seviyeye gelemedi maalesef. 1998 yılında devrin siyasileri imam hatip liselerinin önünü kesmek için katsayı adaletsizliğini getirdi. Daha sonra ne oldu meslek liselerine öğrenciler gitmemeye ve okulların neredeyse kapısına kilit vurulma durumuna gelindi. Bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak isteyelim derken Nasrettin Hocanın Timur’la olan fil hikayesinde* olduğu gibi daha facia bir yola başvurularak meslek liselilere üniversitelerin 2 yıllık bölümlerine sınavsız geçiş hakkı verildi. Bunlar neticesinde gelişmiş ülkelerde %65 civarında olan meslek liseli oranı ülkemizde %40 civarına düştü. Milli Eğitim Bakanlığı 2023 yılında meslek lisesi öğrencilerinin tüm lise öğrencileri arasındaki oranını %65’e çıkarmayı hedefliyor. Bunun için ciddi çalışmalar da yapılıyor. Yapılan çalışmalardan birkaçını sayacak olursak;

  • Sınavsız geçişin kaldırılması
  • Sınıftan itibaren tüm meslek lisesi öğrencilerinin iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı sigortalı olması.
  • Staja giden öğrencilere asgari ücretin %30’undan daha az ücret verilmemesinin sağlanarak bu ücretin bir kısmının (3’te 2’si) devletçe karşılanması.
  • Meslek lisesi mezunlarına tekniker unvanı verilmesi.
  • Mezunlara iş yeri açma belgesi verilmesi.
  • Belli alanlarda eğitim veren tematik meslek liselerinin açılması.

 

Dileğimiz bir an önce ülkemizde mesleki eğitimin hak ettiği yere gelmesidir. Zira genç nüfusumuzu istihdam etmenin en önemli yolu buradan geçiyor.

 

* Aksak Timur, Akşehir’e gelirken yanında bir de erkek fil getirmiş. Fil bu, bağ bahçe tanımıyor, önüne gelen yeri talan ediyormuş. Bununla kalsa iyi, Akşehirliler fili beslemek için ambarda, kilerde ne varsa tüketmişler. Bakmışlar böyle olmayacak, Hoca’ya:

– Aman Hocam, demişler, Hünkâr seni dinler; bir konuş da şu fil belasını başımızdan alsın.
– O zaman demiş, Hoca, toparlanın, o aksak mendebura derdimizi birlikte anlatalım.

Hoca önde, Akşehirliler arkada, huzura çıkmak için yola düşmüşler. Otağın kapısına gelindiğinde Hoca arkasına bakmış ki in cin top oynuyor. Bir Allah bir kendisi! Ben yapacağımı biliyorum, diyerek huzura çıkmış. Timur sormuş:

– Hayırdır, Hoca, yine ne istiyorsun?
– Hünkârım, demiş Hoca, Akşehirli sizin fili çok sevdi; ancak yalnızlığına üzülüp duruyor, ferman buyursanız da yanına bir de dişi fil getirseler.

Timur memnun:

– Çok yaşa Hoca, demiş, bunu nasıl düşünemedim. Var git müjdeyi hemen ver.

Hoca, otağın kapısından çıkınca, sağa sola saklanan Akşehirliler etrafını sarmışlar:

– Müjde bekleriz Hoca, fil ne zaman gidiyor?

Hoca müjdeyi vermiş:

– Alın size müjde, dişisi de yarın geliyor!

 

Şanlı Urfa köşe yazarı  HÜSEYİN ALPAY

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here