Urfa’nın Şairi

5
262
Urfa'nın Şairi Haber

Urfa’nın Şairi

 

Şair Nabi aslen Urfalı olup ayrıca divan edebiyatımızın büyük şairlerindendir .

Şiirlerinde hakkı , hakikati , ilahi aşk ve sevgiyi dile getirmiştir hep

1678 Yılında hacca giden bir kervanın yolcuları arasında Peygamber aşığı şair Yusuf Nabi de vardı . Pırıl pırıl parlayan gecenin  aydınlığında bu uzun çöl yolculuğunun kutlu durağına yaklaşılmıştı .

Develer , atlar , insanlar yorgun ama duygulu gönüller heyecanlı vede uyanıktı

Medine’ye , o aziz Peygamber(sav)in konuk olmaya  şehre ulaşmaya saatler kalmıştı . Konaklama yerinde şair Nabi

önünde sırtını devesine dayayıp  ayaklarını kıbleye doğru uzatıp uyuyan bir Paşayı görünce

üzülerek şu mısraları dile getirdi

“ Sakın terk-i edebden kûy-i mahbub-i Hüda’dır bu “

Nazargâh-ı İlahidir , makam-ı Mustafa’dır bu “

 

(Edep dışına çıkmaktan sakın , Allah’ın  sevgilisinin var olduğu yerdir burası – Burası Allah’ın nazar kıldığı Mustafa’nın makamıdır . )

 

Ve Nabi’nin bu ikazı çölün sessizliğinde uyuyan Paşanın gaflet uykusunu bıçak gibi böldü adeta

Paşa anında ayaklarını toparladı . Nabi coşmuş , şiirine devam etmekteydi.

Çölde , gülünün kokusunu almış bir bülbül gibi şakıyordu .

dahası Şiiri tamamlayınca Paşa sordu :

– Bu şiiri ne vakit yazdın sen ?

– Ayaklarınızı kıbleye uzanmış görünce şimdi ifade ettim bunu

 

Paşa mahcubiyetle ekledi :

– Öyleyse bu şiir ikimizin arasında kalsın , kimseye söyleme  e mi?

 

Nabi “Peki” dedi . Kervan toplanıp yola düzüldü , Medine’ye iyice yaklaşılmıştı ki Mescid-i Nebevi (Peygamber Mescidi ) minarelerinden sabah namazı evveli

Müezzinler , Nabi’nin birkaç saat evvelce çölde ifade ettiği şiiri makamla okuyor “ Sakın , terk-i edebden ; kûy-i mahbub-i Hüda’dır bu …. “ diyorlardı .

Çölün sessizliğinde yankılanan bu dizelari duyunca kulaklarına inanamadılar . Kervan şehre girdi ve Peygamber Mescidi’nde hep beraber sabah namazları kılındı

Namazdan sonra Nabi , müezzinlerden birinin yanına giderek sordu :

– Allah  aşkına söyle . Ezandan evvelce okuduğunuz bu şiiri kimden , ne vakit öğrendiniz ki ?

– Resul-i Ekrem Efendimiz (sav) bu gece , mescidinde vazifeli tüm müezzinleri rüyalarında şereflendirerek hepimize şu emri verdi :

“ Ümmetimden Nabi adlı bir şair beni ziyarete geliyor . Onun bana olan aşkı , tüm şeylerin üzerindedir . Bu gün sabah ezanından evvelce , onun , benim amacıyla ifade ettiği bu şiiri okuyarak Medine’ye girişini kutlayın . “ Biz de Allah  Resul’ünün buyruklarını yerine getirdik .

 

Şairin hıçkırıkları boğazında düğümlendi adeta :

 

– Hakikaten … Nabi mi , dedi ? Alemlerin Efendisi , Nabi gibi bir fakiri , bir zavallıyı , bir günahkarı ümmetinden saymak lütfunu gözler önüne serdi mi ?

 

Müezzin “ Evet !” deyince Nabi

heyecandan  bir müddet kendisine gelemedi…

Urfa Haber

5 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here