Vasıflı Ukala

11
1214
Vasıflı Ukala olmak Engin ARDIÇ
Vasıflı Ukala

Vasıflı Ukala

Vasıfsız ukala mı demeliyim?.Yok yok hakaret etmede, küçümsemede fazlasıyla vasıflı..

Engin ARDIÇ 24/02/2018 tarihinde Sabah gazetesindeki köşesinde ‘Canım Benim’ adlı bir yazı yazdı.Yazı öğretmenlere hakaretlerle dolu.

Ekmeğini ‘yazı’ yazarak kazanan birinin,kendisine ‘yazı yı öğreten insanlara bu kadar hakaret etmesi yenilir yutulur cinsten değil.Üzüldüm,sindiremedim, kendimi cevap vermek zorunda hissettim.

Bahsettiği araştırmayı bulup inceledim.Araştırma ilkokul müdürlerinin okuma alışkanlıkları ve okuduğunu anlama düzeyleri ile ilgili.

Araştırmaya göre ‘okuduğunu anlamama oranı erkek ilkokul müdürlerinde yüzde 37,kadın ilkokul müdürlerinde yüzde 35’çıkmış.

Engin Bey de bu araştırma sonucunu verdikten sonra ‘’nasıl olsa bizim yazımızı da okumazlar, okusa da bir kısmı anlamaz, onun için devam edelim’ diyerek ilk dalgasını geçmiş.

Evet öğretmenlerin,idarecilerin yeteri kadar okumadıkları; tiyatroya,sinemaya fazla  gitmedikleri doğrudur.Ancak okuduğunu anlamamak kısmına kesinlikle katılmıyorum.

Türkiye’de bir kişi öğretmen olabilmek için ilkokul,ortaokul,lise tüm kademeleri başarıyla geçtikten sonra YGS,LYS’ye girip 2-3 milyon öğrencinin girdiği sınavlarda ilk 40.000-50.000 e girip Eğitim Fakültelerine yerleşiyor.

Eğitim Fakültelerinde Tarih’ten Coğrafyaya,Edebiyattan Genel Kültüre,en az bir yabancı dilden formasyon derslerine kadar bir sürü dersi alıyor ve bunları başarıyla verdikten sonra mezun oluyor.

Mezun olduktan  sonra atanmak için KPSS’den kendi bölümünden ilk 1000-2000 lere  girmesi gerekiyor. Atanıyor Aday Öğretmenlik sınavına giriyor.İdareci olmak için ekstradan idarecilik sınavlarına girmesi gerekiyor.

Yani öğretmenlerin,öğretmen olana kadar 40 tane sınavdan başarılı olması  gerekiyor  hem de derece ile–bu kadar şey okuduğunu anlayarak oluyor tabi ki-.

Yazının son paragrafında ‘’tek parti diktasında öğretmenlere ‘bu ülkenin kralı’ oldukları,cumhuriyetin onların omuzlarında yükseleceği;yaptıkları işinde ‘kutsal’ olduğu fikri aşılanmıştı’’  diye yazmış.

Şunu bilmesi gerekir ki sadece Türkiye Cumhuriyeti değil,tüm cumhuriyetler,tüm devletler öğretmenlerin omuzlarında yükselir.Eğitim sisteminin sahadaki uygulayıcıları öğretmenlerdir.

İkinci Dünya Savaşında yerle bir olan Almanyayı bugün süper güç yapan, Almanya’nın eğitim sistemi ve o sistemin sahadaki uygulayıcıları olan öğretmenlerdir.Yaptıkları işin kutsallığına gelince, öğretmenlik peygamber mesleğidir.

Öğretmen; öğretendir,eğitendir,rehberdir,ilim sahibidir. Hz. Ali’nin ‘Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum’dediği allemelerdir.

Öğretmenlerin işi insan yetiştirmektir Engin Bey.Bundan daha kutsal bir şey olabilir mi? Değil tek parti döneminde, Hz. Adem’den beri bu böyledir.

Son olarak öğretmenlerin maaşıyla dalga geçerek ‘vasıflı işçi onlardan daha fazla kazanırmış’ diyerek aklı sıra küçümsemiş.

Evet doğrudur.Bir işçi bir öğretmenden daha fazla maaş alıyor,hatta yeri geliyor okuldaki hizmetli dahi öğretmenlerden daha fazla maaş alıyor.Ama bu dalga geçeceğiniz bir durum değil.

Benim köşemde insanlara hakaret ederek kazandığım parayı,Ülkemin öğretmenleri nasıl çalışarak kazanamıyor diye kafa yoracağınız bir durum.

Biz öğretmenler fedakar insanlarız.Bu durumdan gocunmayız.

Keşke bu ülkede vasıflı,vasıfsız tüm işçiler,asgari ücretliler,taşeronlar,memurlar… herkes yoksulluk sınırının üstünde maaş alsa; insanca,onurlu bir yaşam sürse…

Ülkemizin öğretmenlerin omuzlarında yükseleceği bilinciyle,Öğretmenler olarak kutsal gördüğümüz mesleğimizi en iyi şekilde yapıyoruz, yapmaya çalışacağız.. Öğretmenler olarak tüm mücadelemiz bu…

Öğretmenlik mesleği ateşten gömlek

Yılda Bir Kez de Olsa Hatırlanan Öğretmenin Toplumdaki İtibarı

 

11 YORUMLAR

  1. Hocamız bilgilerinizle genel anlamda iyi cevap veemişsiniz ama ülkemizde ögretmen ve idarecilerin iş hayatına atıldıklarında sonrada kendilerini bu konuda geliştirmeleri lazım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz