Yaralı kalbin Ağrısı

3
186
Yaralı Kalbin Ağrısı şanlıurfa

Yaralı kalbin Ağrısı 

 

Rabia yaptığı bu hatayı sürekli düşünür olmuştu. Çok pişmandı. Ama her şeye rağmen Allah’ın onu affedeceğinden emindi. Çünkü O Rahman ve Rahim’dir. Günler geçti Rabia biraz olsun unutuvermişti. Yine üniversitenin yolunu tuttu. Meryem karşısına çıktı:

-Selamun  aleykum.

– Aleykumselam.

-Nasılsın Rabia.

-Hamd olsun.

-Biraz oturalım mı sana bir şey söylemek istiyorum.

-Tabi.

Meryem birden lafa atlayıp sordu:

-Bak şu karşıdaki çocuğu görüyor musun? Ne kadar yakışıklı değil mi?

-Beni ilgilendirmez Allah sahibine bağışlasın.

-Rabia bir kez olsun baksan ne olur?

-Beni harama itme aksi taktirde beni bir daha yanında bulamazsın.

-İyi sen bilirsin.

Meryem oldukça soğuk kanlı davranıyordu. Aklındaki  sinsi planı devreye geçirmek istiyordu. Hemen Rabia’ya gösterdiği gencin yanına gitti. Ve sinirli bir ses tonuyla:

-Bana bak Burak bu kızı kendine aşık ettireceksin. Bütün okulun ve hocaların gözdesi olmaktan çıkacak anladın mı beni?

-O iş kolay bana ne kadar vereceksin?

-Onu sonra konuşuruz.

Burak ilkin Rabia’nın önünü kesti:

-Selam, ben Burak izin verirseniz sizinle konuşmak istiyorum.

-Benim sizinle konuşacak bir şeyim yok. Lütfen yol verir misiniz?

-Hayır benimle konuşmak zorundasınız.

-Zorluk çıkarmayın lütfen.

-Benimle konuşursanız bırakırım.

-Konu nedir?

-Dersler falan.

-Peki. Ama yalnızca on dakika.

-Nasıl istersen.

Meryem onlar için bir sınıf ayarlamıştı. Sınıf boştu. Ders öğleden sonra başlayacağı için kimse yoktu.  Burak ve Rabia sınıfa girdiler. Bir yere oturdular. Meryem hemen kapıyı üstlerine kilitledi. Rabia’nın bundan haberi yoktu. Burak’a şöyle söyledi:

-Takıldığın konu neresi?

-Ne önemi var canım daha önemli konular konuşabiliriz.

-Ben bunun için gelmedim. Lütfen kendinize gelin.

-Ben seni gördükten sonra kendimi kaybettim.

-Siz neler söylüyorsunuz?

Burak, Rabia’ya doğru yürüyordu. Rabia geri geri gitmeye başladı. Sırtı duvara çarptı. Artık hiçbir yere gidemezdi. Burak tam onu öpecekken Rabia tokatı suratına bastı. Burak neye uğradığını şaşırdı. Rabia o kadar sinirliydi ki söylediklerini bir bir sıraladı.

-Siz her halde İlahiyat Üniversitesine geldiğinizi bilmiyorsunuz. Yaptığınız bu ahlaksızlıkta nedir?

Aynı şeyi kardeşinize ya da annenize yapılmasını ister miydiniz?

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here