Zihniyet Değişimi Gelişmenin ön şartıdır

0
39
Halkın tamamen Egemenliği için Zihniyet Değişimi
Zihniyet Değişimi Gelişmenin ön şartıdır

Zihniyet Değişimi Gelişmenin ön şartıdır

Bu haftaki başlığımız Zihniyet Değişimi ve Saltanat malum Saltanat, tek kişinin hakimiyeti ve bu hakimiyetin babadan oğla geçişi ilkesine dayanan yönetim biçimini ifade eden bir siyaset bilimi terimidir.

Siyasi literatürde sultanlık, padişahlık, krallık ve monarşi gibi isimlerle de anılır.
Bu tarz bir yönetim Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar dönemleri boyunca İslam tarihinde görülen temel yönetim biçimi olmuştur. Günümüzde ise Suudi Arabistan ve Ürdün gibi halkı Müslüman olan ülkelerde varlığını halen sürdürmektedir.
Yüzyıllar boyunca hükümdarların aynı zamanda halife unvanını taşıması, saltanat yönetimiyle hilafet yönetiminin birbirleri ile karıştırılmasına, hatta saltanatın İslami bir yönetim biçimi olarak kabul edilmesine neden olmuştur.

Oysa saltanat yönetimi ile İslam’ın ön gördüğü yönetim biçimi arasında nitelik, amaç ve oluşum bakımından temel bazı ayrılıklar, hatta tezatlar bulunmaktadır.
622’de gerçekleşen Hicret’ten sonra yapılan Medine Sözleşmesi ile kurulan İslam Devletinin kurucusu Peygamber  Efendimizin vefatından sonra gelen ilk dört Halife seçimle belirlenmiştir.

Ne var ki Emeviler döneminde Hilafet saltanata dönüştürülmüş, dolayısıyla halifelik babadan oğula geçen bir yönetim haline gelmiştir.

Abbasiler devrinde de tevarüs edilen bu yönetim biçimi, Mısır Seferi sonucunda 1517’de  hilafeti devralan Yavuz Sultan Selim ile başlayıp onun soyu ile babadan oğula devretmek suretiyle yıkılışına kadar Osmanlı Devleti döneminde de aynen devam etmiştir.

Eski Türk Devletlerinde Yönetim Şekli

Öte yandan Ortaasya daki Eski Türk Devletlerinde YönetimGöktanrı” tarafından Oğuz Türklerine yönetme hak ve yetkisinin verildiği anlayışına dayanan “Kut” inancı gereği egemenlik hakkını elinde bulunduran Oğuzlara, diğer Türk boylarının itaat etmesi tartışılmazdı.

Bu anlayış Selçuklu ve Osmanlı Devletlerinde de aynen devam etmiştir. Nitekim Sultan veya Padişah ailesinin dışında hiç kimse veliaht tayin edilmezdi.

Nihayet 1 Kasım 1922‘de Saltanat ile Hilafetin tefrik edilmesi ve Saltanatın tamamen ılga edilmesi ile bu yönetim biçimine son verilmiş, halkın egemenliğine dayanan yeni bir yönetim anlayışı benimsenmiştir.

Esasen ilk TBMM’nin 23 Nisan 1920‘de açılmasıyla halkın egemenliğine dayanan yeni bir yönetime fiilen de olsa geçilmişti. Daha sonra 1922’de Saltanatın kaldırılması ve bilahare 29 Ekim 1923 te Cumhuriyetin ilan edilmesi ile eski yönetim anlayışı tamamen terk edilmiş, böylece bu anlayış tarihe karışmıştır.

Bu yeni yönetim biçiminin yüzyıllarca Saltanatla yönetilen bir halkın arasında kabul görmesi elbette ki kolay olmamıştır. Cumhuriyet yönetimine karşı başlayan bazı ayaklanmalar Takrir-İ Sükun ve Hıyanet-i Vataniye gibi tedbirlerle bastırılmış ise de zaman zaman yeni yönetime karşı tehlikeler ortaya çıkmamış değildir.

Halkın tamamen Egemenliği için Zihniyet Değişimi

Halkın tamamen Egemenliği gerçek manada söz konusu olmasa bile en azından halk egemenliği argümanının çokça kullanılıp halka benimsetilmeye çalışıldığı bu yönetim tarzı, halkın büyük desteği ile yapılan Anayasal değişiklik gereği 24 Haziranda geçilecek olan yeni sistemin, ülkemizde halkın egemenliğini tamamen tesis edeceği kuşkusuzdur.

Ne var ki bu tarihsel değişim sürecinden nasibini alamayan yöremizde, daha doğrusu ilçemizde hala saltanat düşüncesinin egemen olduğunu müşahede etmekteyiz ki kanaatimizce bu durum, sürekli “neden gelişmiyor” diye sitem edilen ilçemizin gelişmesinin önündeki en büyük engel olarak karşımızda durmaya maalesef devam etmektedir.

Zira kayyum dönemini saymazsak daha önce ilçeye yapılan-daha doğrusu yapılmayan (!) -hizmetleri göz önünde bulundurduğumuz taktirde saltanat düşüncesinin etkisiyle seçilenlerin ilçeye mi yoksa kendi şahıslarına mı hizmet ettikleri açıkça anlaşılacaktır.

Buna rağmen günümüzde halen seçilme hakkının kullanılması söz konusu olduğunda halkımızın kısm-ı azamının aklına bizzat kendileri değil de söz konusu hakkı babadan oğla olmak üzere elinde bulundurup hiç kimseye kaptırmayan

Dahası kimseyi bu hakkı kullanmaya layık görmeyen egemen kesim geliyorsa ilçemiz gelişmiştir yada gelişiyor diyebilmemiz için bir kaç asır daha geçirmemiz gerekir…!!!

Yönetim Şekilleri

Eski Türkiye mi Yeni Türkiye mi?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz